12. Ceza Dairesi 2014/10139 E. , 2015/4340 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hükümler : 1- Taksirle yaralama suçundan: TCK"nın 89/4, 62. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan: TCK"nın 179/3, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, 20.08.2012 olan suçun işlendiği tarihin “20/07/2012” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Oluşa ve kabule göre; 261 promil alkollü olan sanığın, yönetimindeki kamyonetle iki yönlü ve sert virajlı yolda şerit tecavüzünde bulunmasından dolayı meydana gelen kazada karşı yönden gelen otomobil sürücüsünün ağır ve otomobil yolcusunun hafif derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları olayda,
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK"nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmalarına neden olan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan dolayı TCK"nın 89/4. maddesi gereğince 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, temel cezanın 9 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle adalet ve hakkaniyete uygun olmayacak şekilde sanığa az ceza tayini ile; güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde ve 261 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu, taksirle yaralama suçundan dolayı TCK"nın 89/4. maddesi gereğince tayin olunan cezasında bu nedenle TCK"nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak, sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, kusura, erteleme hükümlerinin uygulanmamasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın 261 promil alkollü olarak sevk ve idare ettiği araçla yaralamalı trafik kazasına neden olması eyleminde trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu; ancak, TCK"nın “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, anılan maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise birden fazla kişinin yaralanmış olması nedeniyle zarar suçunun oluştuğu, tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması karşısında, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı sanığın mahkumiyetine ilişkin 1 numaralı kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine, “1- Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştirilen hususlar dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün DÜZELTİLEREK, taksirle yaralama suçundan kurulan hükmün ise doğrudan ONANMASINA, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.