12. Ceza Dairesi 2014/19535 E. , 2015/4333 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK"nın 134/2, 62, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun geçici 1. maddesinin 3. fıkrası yollamasıyla aynı Kanun"un 25. maddesinin 1. fıkrası hükmüne aykırı olarak duruşmanın 09.01.2014 tarihli ilk oturumunda Cumhuriyet savcısının bulunması, telafisi mümkün olmayan hata olarak kabul edildiğinden; ayrıca, 27.03.1995 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurmuş olmasına rağmen duruşmanın 09.01.2014 tarihli ilk oturumu kapalı yapılmaya başlanmış ise de, aynı oturumun katılma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonraki süreci ve karar duruşması olan 04.02.2014 tarihli ikinci oturum açık şekilde yapılıp, suça sürüklenen çocuk ve müdafiine savunma için bir çok kez söz hakkı verilerek, savunma hakkının önündeki engeller kaldırılıp, önceki kapalılıktan kaynaklanan aleniyet ihlali telafi edildiğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin haksız tahrik hükmünün uygulanmamasına, tayin olunan hapis cezasının ertelenmemesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; suç tarihi itibariyle 17 yaşını tamamlamış olan suça sürüklenen çocuk ... ile 14 yaşını tamamlamış olan mağdur ..."in internet ortamında tanışıp, arkadaş oldukları dönemde, mağdurun sütyensiz yarı çıplak resimlerini, suça sürüklenen çocuğa gönderdiği ve kendi facebook hesabının şifresini de suça sürüklenen çocuğa verdiği, bir müddet sonra, mağdurun başka erkeklerle de arkadaş olmasına tepki duyan suça sürüklenen çocuğun, mağdurun resimlerini, şifresini bildiği mağdura ait facebook hesabından yayımladığı iddia ve kabulüne konu olayda,
Suça sürüklenen çocuğun aynı eylemi ile ilgili olarak soruşturma evresinde... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2013 tarihli ve 2013/307 soruşturma ve 2013/120 numaralı ayırma kararıyla müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek suçu açısından dosyanın tefrik edilmiş olması karşısında, anılan dosyanın akıbeti araştırılarak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de:
1- Mağdurun fiziksel mahremiyetine ilişkin sütyensiz yarı çıplak resimlerini, onun bilgisi ve rızası dışında ifşa eden suça sürüklenen çocuğun eyleminde TCK"nın 134/2. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluştuğu; ayrıca, 14 yaşındaki mağdurun, cinsel arzuları tahrik ve istismar eden, toplumun sahip olduğu ortak edep duyguları ile yerleşik edep kurallarını incitici nitelikteki müstehcen görüntülerini, mağdurun facebook hesabı üzerinden yayımlayan suça sürüklenen çocuğun TCK"nın 226/5. maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçunu da işlediği, bir fiili ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan suça sürüklenen çocuğun, TCK"nın 44. maddesi gereğince, daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak, suça sürüklenen çocuk hakkında, TCK"nın 134/2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, suça sürüklenen çocuğa hükmedilen cezada yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılırken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK"nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun"un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.