5. Hukuk Dairesi 2017/6504 E. , 2018/1151 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca BOZULMASI hakkında 18.Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 22/02/2016 gün ve 2015/20652 Esas - 2016/2768 Karar sayılı ilama karşı davacı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, davanın kabulüne dair verilen hüküm davalı idare vekilince temyizi üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesince (kapatılan) bozulmuş, bu karara karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Davacı vekilinin aşağıdaki belirtilen husus haricindeki sair karar düzeltme istekleri HMK"nun 440. maddesi yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından reddine, Ancak;
2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 6487 sayılı Kanunla değiştirilen Geçici 6.maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları 13.03.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan ... Mahkemesinin 13.11.2014 tarih, 2013/95 Esas ve 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden; 04.11.1983 tarihinden sonra el koyulan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el koyma nedeniyle açılan davalarda nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden,
18. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 22.02.2016 gün ve 2015/20652 E. ve 2016/2768 K. sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;
Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi ile bedelin tespiti esaslarını düzenleyen 11. maddenin (g) bendi uyarınca, kamulaştırılacak taşınmazın arsa olarak kabulü halinde, kamulaştırma (değerlendirme) gününden önceki özel amacı olmayan emsallerin satışı esas alınarak bedelin tespiti gerekir.
Bu esaslara göre gerçekçi ve doğru sonuçlara ulaşılabilmesi için; emsal alınan taşınmazın, satış tarihinin değerlendirme tarihinden önce ve değerlendirme tarihine yakın bulunması, dava konusu taşınmaza örnek teşkil edebilecek nitelikte ve taşınmaz ile aynı veya yakın semtlerde bulunması, topografik yapısı, manzarası, konumu, üzerinde yapılabilecek inşaat ve katlar için izin ve ruhsat sınırları, yüzölçümleri, imar uygulamasına konu edilmiş olup olmadıkları, sokak, cadde veya şehir alanlarına cepheleri ve uzaklıkları gibi yönlerden benzer veya yakın özelliklere sahip bulunmalıdır.
Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satılan taşınmazlar da emsal alınabilir. Bu emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu üretici fiyat endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatları bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir. İncelenen emsal imar parseli olup da dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Kanununun 18. maddesinin 2. fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.
2942 sayılı Kanunun 4650 sayılı Kanun ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereği, emlak vergi değerleri de dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılmasında gözönünde tutulmalıdır. Buna göre dava konusu taşınmaz ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari 2012 yılı itibariyle belirlenen m² değerlerinin ilgili belediye başkanlığından getirtilip karşılaştırılarak ve değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir.
Bilirkişi kurulunca emsal alınan ... Mahallesi 4719 ada 3 parselde atölye ve spor arsası niteliğinde kayıtlı taşınmazın ½ şer payının farklı iki limited şirketine satışı olduğundan taşınmazın gerçek değerini yansıttığından söz edilemeyeceğinden uygun ve isabetli emsal olduğu kabul edilemeyeceği dikkate alındığında gerçekçi olmayan yanıltıcı sonuçlara götüreceği kuşkusuzdur.
Bu nedenle; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re"sen emsal getirtilmesi yoluna gidilmesi ve yukarıda belirtilen eksikliklerin tamamlanmasından sonra ek bilirkişi raporu alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi,
2-2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 6487 sayılı Kanunla değiştirilen Geçici 6.maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları 13.03.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan ... Mahkemesinin 13.11.2014 tarih, 2013/95 Esas ve 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden; 04.11.1983 tarihinden sonra el koyulan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el koyma nedeniyle açılan davalarda mahkeme icra harçları ve vekalet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, davalı idareden peşin alınan harcın istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 08/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.