
Esas No: 2022/991
Karar No: 2022/4459
Karar Tarihi: 14.03.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/991 Esas 2022/4459 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık ve başka bir kişi, adaklık bez isteme bahanesiyle bir kişinin evine gidip dua okuyacaklarını söyleyerek ziynet eşyalarını istemişlerdir. Ev sahibi ziynet eşyası olmadığını söyleyince sanıklar eşinin silahını getirmesini istemişlerdir. Sanıklar, dua sırasında farkettirmeden bohça içindeki silahı alarak hileli davranışlarla dini duyguları istismar etmiş ve şikayetçiden haksız menfaat sağlamışlardır. Mahkeme, sanığın eyleminin niteliği itibariyle TCK'nın 158/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği halde yargılama devam edilerek esasa ilişkin hüküm kurulduğunu tespit etmiştir. Bu sebeple, hüküm bozulmuştur.
TCK'nın 158/1-a maddesi dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenen dolandırıcılık suçunu düzenlemektedir. Bu nitelikli unsurun gerçekleşebilmesi ve suçun oluşabilmesi için, dini kurallara bağlı olanların, önem verdiği değerler, dini inanç ve duygular aldatma aracı olarak kötüye kullanılmalı, bu suretle gerçekleştirilen hile ile haksız bir yarar da sağlanmış olmalıdır.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Dolandırıcılık suçunun dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi, bu suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir durum olarak TCK'nın 158/1-a maddesinde düzenlenmiştir. Madde gerekçesine göre, burada dikkat edilmesi gereken husus, dinin bir aldatma aracı olarak kullanılmasıdır.
Din, bir topluluğun sahip olduğu kutsal kitap, peygamber ve Allah kavramını da genellikle içinde bulunduran inanç sistemi ve bu sisteme bağlı olarak yerine getirmeye çalıştığı ahlaki kurallar bütünüdür. Dini inanç, dine inanan, belirli bir dine mensup kişinin duygularıdır. Bir insanın dini inanç ve duyguları ile doğup büyüdüğü, terbiyesini aldığı ailesi, çevresi ve içinde bulunduğu toplum arasında çok sıkı bir ilişki bulunmaktadır.
Bu nitelikli unsurun gerçekleşebilmesi ve suçun oluşabilmesi için, dini kurallara bağlı olanların, önem verdiği değerler, dini inanç ve duygular aldatma aracı olarak kötüye kullanılmalı, bu suretle gerçekleştirilen hile ile haksız bir yarar da sağlanmış olmalıdır.
Somut olayda; sanığın kimliği belirsiz şahıs ile birlikte gündüzleyin adaklık bez isteme bahanesiyle katılanların ikametine geldikleri, daha sonra dua okuyacaklarını söyleyerek ziynet eşyalarını istedikleri, katılan ...’nin ziynet eşyası olmadığını söylemesi üzerine evinde bulunan eşine ait silahı getirmesini istedikleri, ardından katılanlara ait kıyafetlerden isteyip bohça yaparak silahı içine koyarak dua okuyacaklarını söyledikleri, sanıkların dua edip katılana farkettirmeden bohça içindeki silahı alarak evden çıktıkları ve kendilerini bekleyen araç ile olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmakla, bu şekilde sanığın hileli söz ve davranışlarla dini duygularını istismar ettiği şikayetçiden haksız menfaat sağladığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin niteliği itibariyle TCK'nın 158/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekebileceği ve bu suçla ilgili davaya bakma ve delilleri değerlendirme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla esasa ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.03.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.