
Esas No: 2020/25002
Karar No: 2022/4721
Karar Tarihi: 15.03.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/25002 Esas 2022/4721 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık hakkında kamu malına zarar verme, görevli memura görevinden dolayı hakaret, kamu görevlisine direnme, mala zarar verme suçlarından dava açılmıştır. Mahkeme sanığın suçlu olduğuna karar vermiş ve ceza vermiştir. Temyiz sürecinde sanık hakkında kamu görevlisine direnme ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümde temyiz istemi reddedilmiştir. Ancak, görevli memura görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükümde sanığa daha fazla ceza tayin edildiği tespit edilerek bu kısım bozulmuş ve düzeltilerek onanmıştır. Bunun yanı sıra, kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümde ise, suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı'nın duruşmadan haberdar edilmediği ve iddia hakkının kısıtlandığı belirtilerek bu kısım da bozulmuştur.
Kanun Maddeleri:
- TCK'nın 53. maddesi
- Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihli kararı
- 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi
- 5237 sayılı TCK'nin 125/1-3-a. maddesi
- 5237 sayılı TCK'nin 125/4. maddesi
- 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesi
- 5271 sayılı CMK’nın 233. ve 234. maddeleri
- 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevli memura görevinden dolayı hakaret, kamu görevlisine direnme, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İçişleri Bakanlığı vekilinin 05.04.2018 tarihli dilekçesi ile sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren, 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I-Sanık hakkında kamu görevlisine direnme, mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II-Sanık hakkında görevli memura görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 125/1-3-a. maddesi gereğince belirlenen 1 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca 1/6 oranında arttırım yapılırken 1 yıl 2 ay hapis cezası yerine 1 yıl 3 ay hapis cezasına, devamla aynı Kanunun 43. maddesi gereğince ¼ oranında artırım yapılırken 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nin 125/1-3-a. maddesi uygulanarak belirlenen 1 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapılarak 1 yıl 2 ay hapis cezasına, devamla aynı Kanunun 43. maddesi gereğince ¼ oranında arttırım yapılarak sonuç olarak 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden sanık ve İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı’nın gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15/03/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.