
Esas No: 2021/13143
Karar No: 2022/4515
Karar Tarihi: 15.03.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/13143 Esas 2022/4515 Karar Sayılı İlamı
2. Ceza Dairesi 2021/13143 E. , 2022/4515 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet- beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi İçişleri Bakanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın olay tarihinde polis merkezinde bulunduğu sırada avukat görüşme odasında ki masaya tekme ile vurarak kırması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesinde tanımlanan kamu malına zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/4, maddelerinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının sorgu tarihi olan 29/05/2012 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi kurum vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında, adli sicil kaydında yer alan Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2010 tarihli 2009/394-2010/425 esas sayılı ilamıyla yaralama suçundan 3 ay 10 gün hapis cezası tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uygulanmış ise de;aynı ilamda sanık hakkında mala zarar verme suçundan da hüküm kurulduğu nazara alındığında 5237 sayılı TCK'nın 86/2. maddesi kapsamındaki basit kasten yaralama suçunun 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde de CMK'nın 253/1. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu, ancak 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinde “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmü uyarınca mala zarar verme suçunun hüküm tarihinde uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle kasten yaralama suçu bakımından da uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak hükümden sonra, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın mala zarar verme suçu bakımından eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 151/1 maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle CMK’nın 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan engelin ortadan kaldırıldığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nin 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suçtur. Kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanılması ile bu suç oluşur.
Cebir kavramı, maddi ve manevi zorlamayı içermektedir. Maddi cebir, yaralama oluşturabilecek şekilde fiziksel güç kullanılmasıdır. Cebirin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında olmalıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da TCK’nin 265/5. maddesine göre cezalandırılır.
İncelenen dosya kapsamında; kolluk görevlilerinin şüphe üzerine sanığın kullandığı aracı durdurdukları, sanığın kimliğini kontrol ettiğinde birden fazla suç kaydının olması nedeniyle sanığın üzerini aramak için arabadan inmesini istedikleri, sanığın hakaret etmeye başlaması ve alkollü olması nedeniyle takviye ekip çağırdıkları, takviye ekipte bulunan müşteki ...'inde olaya müdahale etmesi üzerine sanığın müştekiye yumruk atmak suretiyle direndiği, polis memuru ...’in basit nitelikte yaralamaya yönelik sanığın eyleminin bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin niteliği ikiye bölünerek, görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat, yaralama suçundan ise mahkumiyet kararı verilerek CMK'nın 225. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 15/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.