6. Ceza Dairesi 2016/3338 E. , 2019/2477 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mahkumiyet hükmünün doğal sonucu olan TCK"nin 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 günlü Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının, infazda gözetilmesi olanaklı görülerek yapılan incelemede;
I- Sanıklar ... ve ... hakkında, yakınan ...’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; katılanlar ... ve ...’ya karşı cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik öncesi suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK"nin 102. maddesinin, birinci fıkrasında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, üçüncü fıkrasının (d) bendinde ise, suçun silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, cezanın yarı oranında artırılacağının düzenlendiği, aynı maddenin beşinci fıkrasında ise, suçun sonucunda mağdurun beden ve ruh sağlığının bozulması halinde, cezanın on yıldan az olmamak üzere hapis cezası olduğunun hükme bağlandığı;
6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile, TCK"nin 102/1. maddesine “sarkıntılık” eyleminin girdiği ve bu halde cezanın iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olduğu, üçüncü fıkrasının (d) bendinde herhangi bir değişiklik yapılmadığı, ancak maddenin beşinci fıkrasının tümüyle değiştirilerek, suç nedeniyle mağdurun ancak bitkisel hayata girmesi veya ölümü halinin cezayı artıracağı öngörülmüş olduğunun anlaşılması karşısında; her iki yasa hükmünün bir bütün halinde uygulanması suretiyle lehe yasanın saptanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Uygulamaya göre de;
Dosya arasına alınan doktor raporlarına göre, ruh sağlıklarının bozulduğu anlaşılan her iki mağdura karşı gerçekleştirilen eylemleri nedeniyle sanıklar hakkında, TCK"nin 102/1-3 (d) maddelerine göre verilen cezanın, aynı maddenin 5. fıkrası ile artırılması gerektiği düşünülmeden noksan ceza tayini, karşı temyiz bulunmadığından ve bu hali ile de sonuca etkili görülmediğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında, katılanlar ... (...) ve ...’ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.09.2013 gün ve 2013/5476 esas sayılı iddianamede, sanıklar ... ve ...’ın, mağdurlar ... (...) ve ...’ya yönelik ayrı ayrı gerçekleştirdikleri kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma eylemleri hakkında anlatıma yer verilip, anılan suçlara uyan sevk maddelerinin birer kez uygulanmasının istendiği;
Sanıklar ve savunmanlarının hazır bulunduğu 25/06/2014 günlü oturumda okunan Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaasında; her iki sanık hakkında, “müşterek fail olarak işledikleri sabit olan hürriyeti tahdit suçları yönünden TCK"nin 109/2, 109/3-b, 109/5, 43, 53.maddeleri”; “nitelikli yağma suçları yönünden TCK"nin
149/1-c, 43, 53. maddeleri” uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi talep edilmiş ve aynı oturumda “kişiyi hürriteyinden yoksun kılma suçu yönünden TCK"nin 43. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen sanıklara ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmış ise de,
5271 sayılı CMK"nin 226. maddesi uyarınca, sanıkların katılanlara yönelik eylemleri nedeniyle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından TCK"nin 109/2, 109/3-b, 109/5 ve 149/1-c maddelerinin ayrı ayrı ikişer kez uygulanma ihtimali doğrultusunda, usulüne uygun olarak sanıklara ek savunma hakkı verilmeden ve/veya bu nitelikte kabulü olanaklı işlem yapılmadan, iddianame ve Cumhuriyet savcısının duruşmadaki mütalaasının ötesinde sanıklar hakkında hüküm kurulmak suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
2- 5237 sayılı TCK"nin 150/2. maddesinde anlamını bulan değer azlığının, özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu,Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, mağdura yansıması da değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150/2. maddenin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süreleri bakımından kazanılmış haklarının korunmasına, 16/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.