Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2014/21438
Karar No: 2015/19301
Karar Tarihi: 16.12.2015

2863 sayılı Kanuna aykırılık - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/21438 Esas 2015/19301 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2014/21438 E.  ,  2015/19301 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

    2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Anayasa Mahkemesi"nin 13/10/2012 tarih, 28440 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 2011/18 Esas, 2012/53 sayılı kararı ile 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; Yüksek Mahkemece “mülkiyet hakkı ihlali” iddiasının kabul edilmediği, ancak, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan “belirlilik ilkesi” ne göre, kişilerin maliki bulundukları taşınmazların korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı niteliğiyle tescilli olduğunu ya da sit alanı içerisinde kaldığını öğrenmeleri gerektiği hususunun vurgulandığı, iptal hükmündeki gerekçeler doğrultusunda, 2863 sayılı Kanunun “tespit ve tescil” başlıklı 7. maddesinin 6498 sayılı Kanun ile değiştirildiği, buna göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edilmesi; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulması gerektiği; belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılacağı; ilan edilmese dahi muhatapların ilgili taşınmazın sit alanında kaldığını bildiklerinin anlaşılması halinde, izinsiz yapılan uygulamalardan sorumlu olacakları, keza 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanun"da yapılan değişikliklerin amacının, sit alanı tesciline ilişkin kararların, muhatapları tarafından öğrenilmesini sağlamaya yönelik olduğu;
    Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, ....Koruma Kurulu"nun 14/02/1996 tarih, 5576 sayılı kararı ile 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilip, ... Koruma Bölge Kurulu"nun 21/07/2011 tarih, 7377 sayılı kararı ile sit dereceleri yeniden değerlendirilerek, 1. derece doğal sit alanı olarak belirlenen sınırlar dahilinde yer alan, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevki, 285 parsel önündeki deniz üzerine teknelerin bağlandığı ahşap bir iskele, iskelenin kara yönünde dolgu alanın bulunduğu, kumsalın üzerinin kum ve çakıl taşları ile doldurularak, çevresinin duvarla çevrildiği, bir kısım mozaik kaplama yapılarak restaurant haline dönüştürüldüğü, söz konusu parselde bungolow tipi ahşap yapılar inşa edilip, ağaçların çevresinin taş duvarla çevrildiğinin belirlendiği, sanığın dosya kapsamında mevcut ifadeleri incelendiğinde, dava konusu eylemlerden büyük kısmının önceki malik tarafından yaptırıldığını, kendisi tarafından restoranta dış cephe tadilatı ve dört adet bungalow tarzı ahşap odalar yaptırıldığını beyan ettiği, sadece bu uygulamalara ilişkin dosyaya yansıyan tespitler ve mahallinde yapılan keşifte görevlendirilen inşaat mühendisi bilirkişisinin 05/03/2012 tarihli raporu dikkate alındığında, sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanun"un 9. maddesi kapsamında fiziki ve inşaai müdahale niteliğinde olduğu, anlaşılmakla birlikte;
    Sanığın, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin suç tarihi dikkate alındığında, 3. derece arkeolojik sit alanı sınırlarında kaldığını bilip bilmediğinin anlaşılması bakımından, öncelikle taşınmaza ait tapu kaydı dosyaya getirtilip, beyanlar hanesinde, sit alanında kaldığı hususunda bir şerh bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise, tescil şerhinin hangi Kurul kararına istinaden konulduğu, sanığın suça konu taşınmazı belirtilen şerhi görebileceği bir tarihte edinip edinmediği, edinme tarihi şerhten önce olsa dahi durumdan haberdar olmasını sağlayacak şekilde tapuda işlem yapıp yapmadığı, diğer yandan, bölgenin 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline yönelik ilgili Koruma Kurulu kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediği, ilan edilmiş ise, sanığın ilan tarihi itibariyle ve uzun zamandır bahse konu bölgede yaşayıp yaşamadığı, taşınmazın bu niteliğinin çevrede yaşayan şahıslar tarafından bilinip, bilinmediği, nihayetinde, inşai müdahale gerçekleştirilen yerin 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığının sanık tarafından bilinmesi gerekip gerekmediğinin tereddütsüz biçimde tespit edilip, sanık tarafından bölgenin bu vafının bilindiği kanaatine varılması halinde;
    Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun"un 65/4 maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu yerde suç tarihi itibariyle il özel idaresi veya büyükşehir belediye başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin, koruma uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu da tespit edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, suç ve cezada kanunilik ilkesi gereğince Kurul kararının tebliğ veya ilan edilmesi gerektiği, somut olayda ise böyle bir durumun söz konusu olmadığı, şeklindeki gerekçeye dayalı olarak ve eksik araştırma sonucu, sanığın beraatine ilişkin yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
    Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 16/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi