Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/3804
Karar No: 2013/8370

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2013/3804 Esas 2013/8370 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Mahkeme, imar parseline elatmanın önlenmesi, yıkım ve taşınmazın teslimi isteğine ilişkin davada, davalı A. yönünden elatma ve yıkım isteğinin kabulüne, belirlenen enkaz bedelinin davacılardan alınarak davalı A.'a verilmesine, diğer davalılar yönünden davacıların davalarından vazgeçmeleri sebebiyle reddine karar verdi. Davacılar vekilinin temyiz itirazları ile davalı A. Birsel'in tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Mahkeme ayrıca, yasa koyucunun imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğunu duymuş olduğunu belirtti ve ayrılmaz parça olan yapı üzerinde tasarruf etme gücünün özel yasa ile kısıtlandığını ifade etti. Mahkeme, davalı A.'ın çekişme konusu imar parselinde kayıttan, mülkiyetten veya kişisel haktan kaynaklanan bir hakkının bulunmadığını saptadı ve belirlenen bedelin davacılardan alınarak davalı A. B'e enkaz bedeli olarak ödenmesine karar verilmesinin doğru olmadığını ifade etti. Kararda, 2981 sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik 10/C maddesi ve 3194 sayılı İmar Yasası'nın 18. maddesi de detaylıca açıklandı.
1. Hukuk Dairesi         2013/3804 E.  ,  2013/8370 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 07/11/2012
    NUMARASI : 2011/503-2012/441

    Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece   davalı A..yönünden elatma ve yıkım  isteğinin  kabulüne, diğer  davalılar  yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davalı A..B.l ile  katılma  yoluyla  davacılar  vekili  tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,  Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;                                          
    Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi, yıkım ve taşınmazın teslimi isteğine ilişkindir.
    Mahkemece, davalı A. yönünden elatma ve yıkım isteğinin kabulüne, belirlenen enkaz bedelinin davacılardan alınarak davalı A."a verilmesine,  diğer davalılar yönünden davacıların davalarından  vazgeçmeleri  sebebi ile reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle, davacıların paydaşı olduğu  8 nolu imar parseline davalı A."ın haklı ve geçerli bir nedeni olmadan haksız yere yapılanmak sureti ile müdahale ettiği belirlenmek, öte yandan diğer davalılar yönünden davacıların davalarından vazgeçtikleri gözetilmek sureti ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davacılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları ile davalı A. Birsel"in  tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
    Davacılar vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince;
    Bilindiği üzere; yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz"ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus Medeni Kanunun  684. maddesinde açıkca vurgulanmıştır. Ne var ki, yürürlükten kalkmış olan 6785 sayılı yasanın l605 sayılı yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3l94 sayılı imar yasasının l8. maddelerinde özel hükümler getirilmek suretiyle ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı,  üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı yada ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı  sağlanmıştır.   
    Öte yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü özel yasa ile kısıtlanmıştır.
                                                       298l Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik l0/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.
    Gerçekten, bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmaz üzerine ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşaa etmiş imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamaz. İşte bu nedenle yukarıda değinildiği gibi yasa koyucu imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğunu duymuştur. 
    Somut olaya gelince; davalı A."ın çekişme konusu imar parselinde ve geldisi olan kadastral parselde  kayıttan, mülkiyetten veya kişisel haktan  kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı sabittir. Bu durumda 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesine göre anılan davalının bu düzenlemeden kaynaklanan herhangi bir bedel istemesine de olanak yoktur.
    Öte yandan; davalı A. temyiz aşamasında  çekişme konusu yeri imardan önce haricen satın aldığı, ancak belgesinin bulunmadığı savunmasını getirmiş ise de; davalının bu iddiasını ispat edemediği, öte yandan tapulu yerlerin haricen satışı geçerli olmadığı gibi, böyle bir sözleşmenin mevut olması halinde de davacıları bağlamayacağı, davalının varsa kişisel hakkını kendi bayiine yöneltmesi gerekeceği de  tartışmasızdır.
    Hal böyle olunca, mutlak olarak elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerekirken, belirlenen 1.950,30.-TL"nin davacılardan alınarak davalı A. B.e enkaz bedeli olarak ödenmesine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, yargılama sırasında keşfen belirlenen değer üzerinden    tamamlama harcı yatırıldığına göre, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değerinin elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İçtiharı Birleştirme Kararı) ibaret olduğu gözetilerek  davalı A."ın  elattığı kısmın arsa değeri ile yıkımına karar verilen yapı değerinin toplamı üzerinden  davacı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilecek yerde, yanılgılı değerlendirme ile yalnızca davalı A."ın  elattığı arsa bedeli üzerinden eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması da  doğru değildir.
    Katılma yolu ile hükmü temyiz eden davacılar vekilinin belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün  (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK."nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin  harcın  temyiz  edene geri  verilmesine, 23.05.2013  tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.


     

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi