13. Hukuk Dairesi 2012/27527 E. , 2013/6200 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının ürettiği Vestel marka bir televizyon satın aldıklarını, yetkili servisçe kurulduğunu, 02.07.2007 günü işten gelen davacılardan ...’ın açtığını, bir süre sonra duman kokusu fark ettiğini ve televizyonun alevler içinde yandığını gördüğünü, itfaiye gelinceye kadar yayılan yangında ev ve çeyiz eşyası ile manevi değeri olan CD ve fotoğrafların yandığını, olaydan psikolojik olarak etkilendiklerini belirterek, gizli ayıplı olan televizyonun yanması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek 14.000 TL maddi tazminat ile davacı ... için 15000 TL, davacı ... için 1000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, yangının televizyondan çıktığının saptanamadığını, nedensellik bağının varlığını davacıların kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 14000 TL maddi ve davacılardan ... için 1500 TL, ... için 1000 Tl manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir
I-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, gizli ayıplı olan televizyonun yanması nedeni ile davacı ... için 1500 TL davacı ... için 1000 TL manevi tazminat hükmedilmiştir. Manevi tazminat davalarında şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye duyduğu ağır manevi acıyı belli bir oranda gidermek, bozulan ruhi dengeyi onarmak, olanak dahilinde bu dengenin yeniden elde eldilmesini sağlamak amacına yönelik olarak manevi tazminata hükmedilir. Manevi tazminatın ve kapsamının taktiri hakime ait bir hak ve görevdir. Ancak hakim bu hak ve görevini yerine getirirken Medeni Kanun"un 4.maddesi hükmünü de gözetmek suretiyle hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalarak tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmek suretiyle makul bir tazminata hükmetmelidir. Davacıların manevi tazminat isteminde haklı olduğu mahkemenin de kabulündedir. Ancak manevi tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmak olup, miktarın belirlenmesinde takdir hakkı kullanılırken objektif ölçülere dikkat edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, zararın miktarı, olayın oluş şekli, geceleyin yaşanması ve davacıların ölüm korkusu yaşamaları, yangın sonucunda manevi değeri olan eşyalarının yanması ve bir daha bu eşyaların temin edilmesinin mümkün olmaması, uzun bir süre davacıların üzüntü duydukları gözetildiğinde takdir edilen tazminat miktarının düşük olduğu görülmektedir. Mahkemece olayın oluşuna uygun olarak adı geçen davacılar yararına daha yüksek miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktarlar üzerinden hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davacılar, dava dilekçesinde ticari avans faizi talep etmiş olup, davalıda tacir olduğuna göre mahkemece ticari avans faizine karar verilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4-Bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bent gereğince davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.3.bentte açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 4. bentte gösterilen nedenle davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 735.00 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.