8. Hukuk Dairesi 2012/2187 E. , 2012/8912 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının açılmamış sayılmasına dar Erciş Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.07.2011 gün ve 110/576 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde davalılardan ..."un öz oğlu olduğunu, Erciş İlçesi Salihli Mahallesinde bulunan 65 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kendi adına kayıtlı olduğunu, yaşlı olması sebebiyle kendisine bakması için bu taşınmazı 16.11.2001 tarihinde oğlu ..."a intikal ettirdiğini, daha sonra Sakarya 3. Noterliğince düzenlenen 15.05.2007 tarih ve 8535 yevmiye nolu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle taşınmazın kendi adına tekrar intikali için anlaştıklarını, ..."un taşınmazı kendisinin haberi olmadan diğer davalı ..."e danışıklı bir şekilde sattığını, davalı ..."ün kendisi ile oğlu arasındaki satış vaadi sözleşmesini bildiği için iyi niyetli olmadığını açıklayarak davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde Sakarya"da oturduğu için gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle babasının, taşınmazı satıp parasını kendisine göndermesini amaçladığını babasının taşınmazı 40.000 TL"ye sattığını alıcıya tapuyu vermediğini, kendisinin alıcıya satış bedelini geri ödediğini, noter sözleşmesi aslını babasından geri aldığını açıklayarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... yargılama oturumunda dava konusu taşınmazın Erçiş"te emlakcılık yapan Mahmut Çelebi aracılığıyla satın aldığını, davacı ve diğer davalıyı tanımadığını, parasını ödeyerek taşınmazı satın aldığını savunmuştur.
Mahkemece, HUMK.nun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı, 24.02.2011 tarihli oturumda reddi hakim talebinde bulunmuş ve buna ilişin aynı tarihli dilekçeyi dosya arasında belirtmiş, mahkemece aynı tarihli ara kararın 1 nolu bendi gereğince reddi hakim talebinin reddine, dava dosyasının reddi hakim talebinin değerlendirilmesi için HUMK.nun 33. maddesi gereğince ilçede başka Asliye Hukuk
Mahkemesinin bulunmaması nedeniyle Erciş Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Erciş Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğüne teslimine, bu nedenle duruşmanın tarih ve saatini reddi hakim talebi karara bağlandıktan sonra değerlendirilmesine karar verilmiş, Erciş Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2011 tarih ve 2011/63 değişik iş karar sayılı hükmü ile "Hakimin HUMK.nun 35. maddesi uyarınca re"sen red isteğini geri çevirmesi ve sonucuna göre davayı görmesi gerektiğinden, davacının red isteği hususunda merci konumundaki mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın gereği için Asliye Hukuk Mahkemesine iadesine,...." karar verilmesi üzerine, yeni oturum günü olarak belirlenen 26.04.2011 tarihli duruşma günü ile Erciş Asliye Ceza Mahkemesi kararının tebliğ için çıkarılan tebliğ evrakı 22.03.2011 tarihinde "Adreste hazır bulunan torunu Kader Koç imzasına" usulsüz olarak tebliğ edilmiş, 26.04.2011 tarihli oturuma davalı vekili katılarak davayı takip edeceğini beyan etmiş, mahkemece aynı tarihli ara kararın 1 nolu bendi ile davalı ... vekiline esas hakkında beyanda bulunmak üzere müteakip oturuma kadar kesin süre verilerek duruşma 27.04.2011 gününe ertelenmiş, belirtilen tarihteki oturuma tarafların katılmaması sebebiyle aynı tarihli ara kararın 1 nolu bendi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 28.07.2011 tarihinde de davanın HUMK.nun 409/5. maddesi gereğince üç aylık süre içinde yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 16. maddesine göre "kendisine tebligat yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." HMK.nun 27/2-a (HUMK.nun 73.) maddesine göre hukuki dinlenilme hakkı yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını da kapsar. Hukuki dinlenilme hakkı Anayasanın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Zira insan onurunun yargılamadaki zorunlu bir sonucu olarak, yargılama sujelerinin yargılamada şeklen yer almaları dışında tam olarak bilgi sahibi olmaları, kendilerini ilgilendiren yargılama konusunda açıklama ve ispat haklarını tam ve eşit olarak kullanmaları ve yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermesi gereklidir.
Somut olayda; davacı reddi hakim talebinde bulunduktan sonra bu hususta karar verilmek üzere dosyanın Erciş Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine, duruşmanın tarih ve saatinin reddi hakim talebi karara bağlandıktan sonra değerlendirilmesine karar verildikten sonra yeni duruşma gününün tebliği, Tebligat Kanununun 16. maddesine aykırı olarak aynı konutta oturduğu tebligat evrakında belirtilmeyen dolayısıyla da aynı konutta oturup oturmadığı belirlenemeyen torununa yapıldığından davacının yokluğunda dosyanın işlemden kaldırılması ve daha sonra da açılmamış sayılmasına karar verilmesi yukarıda açıklanan madde ve ilkelere aykırı olmuştur.
Davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi ile BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.