3. Hukuk Dairesi 2016/7074 E. , 2017/18099 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı kurumun ... no.lu tarımsal sulama abonesi olduğunu, kurum tarafından düzenlenen faturaları düzenli olarak ödediğini, 23/09/2012 tarihinde davalı kurum görevlilerinin, sayaçta hiçbir müdahale olmamasına rağmen, hakkında kaçak elektrik tutanağı düzenlediklerini ve ardından 43.407,30 TL kaçak elektrik borcu tahakkuk ettirdiklerini belirterek, davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kaçak elektrik kullandığını ve tahakkuk ettirilen borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 23/09/2012 tarih ... seri nolu kaçak tespit tutanağından kaynaklı olarak davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, kaçak elektrik borcuna dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının davalı şirketin ... nolu tarımsal sulama abonesi olduğu, davacı hakkında düzenlenen 23/09/2012 tarihli kaçak tespit tutanağında, "ölçü trafosu T fazının S2 ucunun sayaçtan çıkarılarak sayacı doğru kayıt yapmaz duruma getirmek" suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının belirlendiği ve buna istinaden kaçak tahakkuku yapıldığı anlaşılmakta olup, davacı taraf hakkında düzenlenen 43.407,30 TL kaçak elektrik borundan sorumlu olmadığının tespiti için eldeki davayı açmıştır.
Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. HMK"nın 190. maddesi gereği "ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
6100 sayılı HMK"nın 324. maddesi uyarınca "(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.
a-) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.
b-) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." hükmünü içermektedir.
Somut olaya gelince; mahkemece, davacı tarafa 900,00 TL bilirkişi ücretini karşılamak için gerekli delil avansını yatırmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği ve verilen süre içinde bedel depo edilmediği takdirde davanın mevcut delil durumuna göre bakılıp sonuçlandırılacağının ihtar edildiği, davacının belirtilen kesin süre içerisinde bu bedeli yatırmaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılmış ve bu kapsamda davacı hakkında açılan ceza davasında düzenlenen bilirkişi raporu ve ceza davasının sonucu esas alınarak, davacının dava konusu kaçak elektrik kullanımından sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar, davacı hakkında kaçak elektrik kullanımından dolayı açılan ceza dava dosyasındaki bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davacının kaçak elektrik kullanımından sorumlu olmadığı kanaatine göre hüküm kurulmuş ise de, ceza dosyası içinde yer alan ve hükme esas alınan 16.09.2013 tarihli bilirkişi raporunda, davacı düzenlenen kaçak tespit tutanağına ve kaçak öncesi-sonrası tüketim miktarlarına göre davacının kaçak elektrik kullandığının belirtildiği ve ceza mahkemesince yapılan yargılama neticesinde de davacının karşılıksız yararlanma suçundan cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılarak, ceza dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının, dava konusu kaçak elektrik tutanağına istinaden kaçak elektrik kullandığının tespit edilmiş olmasına göre, davacının kaçak elektrik kullanmadığı ve kaçak elektrik borcundan sorumlu olmadığı yönündeki iddiasını ispat edemediği göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.