3. Hukuk Dairesi 2017/6476 E. , 2017/18087 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti-muarazanın giderilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı tarafından ve ayrıca katılma yolu ile de davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, dava dışı ... ile ... . Teks. Deri Ltd. Şti arasında 10.02.2011 başlangıç tarihli 7 yıl süreli aylık 23.000 usd bedelli kira sözleşmesi bulunduğunu, iş bu kira sözleşmesinde kiracılık sıfatının tüm hak ve borçları ile 12.02.2013 tarihinde devir alındığını, sözleşmenin 9. maddesinde ikinci kira yılı hitamında (10/02/2013) aylık kira bedelinin 23.690 dolar (net) ödeneceği ve sözleşme devam ettiği sürece her yıl sonunda aylık kiraya net % 3 zam yapılarak kira bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını; esasen 10.02.2014 dönemine ait aylık kira bedelinin 24.400 ABD doları olduğunu, ancak önceki malik ... tarafından kira bedelinin toplu olarak ödenmesi talebi üzerine 31.01.2014 tarihinde imzalanan protokol gereği 4. döneme münhasıran kira bedelinde indirime gidildiğini ve 4. dönem kira bedelinin yıllık peşin olarak 237.885 ABD dolarının kur karşılığı 540.000,00 TL olarak belirlendiğini ve peşin olarak ödendiğini; henüz 4. dönem devam ederken davalı tarafından Beşiktaş 8. Noterliği"nin 25/11/2014 tarihli ihtarnamesi ile taşınmazın 12.11.2014 tarihinde satın alındığını, 10/02/2015 tarihinde başlayacak yeni dönemde aylık kira bedelinin brüt kira + kdv tutarına karşılık gelen 32.358 ABD doları + kdv olarak ödenmesi hususunun ihtar edildiğini; belirlenen tutarın fahiş ve mevzuata aykırı olduğunu, kira bedelinin talep edilenden eksik yatırılması durumunda temerrüt nedeni ile tahliye için yasal yollara başvurulacağının bildirilmesi nedeni ile ihtirazi kayıtla talep edilen tutar üzerinden ödeme yapıldığını; 18.02.2015 tarihli ihtarname ile ödenmesi gereken kira bedelinin 25.886,70 ABD doları + KDV olduğu ve belirlenen 32.358 ABD doları +KDV aylık kira bedelinin kabul edilmediği hususunun ihtar edildiğini ; davalının ... Şirket olması sebebi ile stopaja tabi gelir vergisi olmayıp kurumlar vergisi mükellefi olduğu; eski malike gerçek kişi olması nedeni ile yapılan ödemelerde KDV yükümlülüğü bulunmadığı için sadece stopaj eklenerek kira bedelinin % 20 stopajı ile ödendiğini, davalı yeni malikin şirket olması ve kurumlar vergisi mükellefiyeti nedeni ile net kira bedeline KDV eklenmesi sureti ile aylık kira
bedelinin ödenmesi gerektiğini belirterek kiralananın aylık kira bedelinin 10/02/2015 tarihinde başlayan yeni kira döneminde KDV dahil 30.546,30 dolar olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ödenmesi gereken aylık kira bedelinin artık net kira olamayacağı brüt kira +KDV olması gerektiğini; vergi mevzuatı açısından kira gelirini ister gerçek kişi ister tüzel kişi şirket elde etsin her iki durumda da vergiye tabi kazanç olarak kabul edildiğini ve brüt kira gelirinin kazanç olarak beyanının öngörüldüğünü; sözleşmenin 5. maddesinde kira bedelinin stopaj dahil ödenmesi gerektiğinin kararlaştırıldığını, net ödeme yapılmasının şirketin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 10/02/2015 tarihinde başlayan yeni kira döneminde aylık kira bedelinin KDV dahil 30.546,30 dolar olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından ve ayrıca davacı tarafından da katılma yolu ile temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere özellikle delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının, lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesinde yer alan kira bedelinin tespiti davalarında mahkemece tespit olunan kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedileceği düzenlemesine göre tespit edilen yıllık brüt kira bedelinden davacı tarafından ödenen yıllık brüt kira bedeli çıkartılarak, aradaki fark üzerinden davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden davacı yönünden yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendindeki " A.A.Ü.T gereğince nispi olarak hesaplanan 6.170.TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine " söz ve rakamlarının çıkartılmasına, yerine " A.A.Ü.T gereğince nispi olarak hesaplanan 12.574.06.-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine " ifadesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.