5. Hukuk Dairesi 2017/7069 E. , 2018/808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 20/06/2016 gün ve 2016/8138 Esas - 2016/9877 Karar sayılı ilama karşı davacılar vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemli davanın kısmen kabulüne dair mahkeme kararı davacılar ve dahili davalı ... vekillerinin temyizi üzerine bozulmuş; bu karara karşı, davacılar vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK’nun 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiç birisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
a)Mahkemece davanın; fiilen el atılan 820,96m²"lik kısım yönünden kabulüne, fiili el atma olmayan toplam 1001,04m2 lik kısım yönünden ise reddine karar verildiği halde, tamamının bedeline hükmedildiğinden bahisle bozma yapıldığı,
b)Dava konusu taşınmazın tapu maliklerinden ... ...’nın dava açmadığı dikkate alınmaksızın tüm pay üzerinden hüküm kurulduğu,
Bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmakla,
Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile (Kapatılan) 18 Hukuk Dairesinin 20/06/2016 gün ve 2016/8138 Esas 2016/9877 Karar sayılı bozma kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ... Başkanlığına yönelik davanın reddine, dahili davalı ... Müdürlüğüne yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve dahili davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.Şöyle ki;
1-Kamulaştırmasız el atma davalarına da uygulanan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun kıymet takdiri esaslarını gösteren 11.maddesinin 3.fıkrasının özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tesbiti ve bedelin tesbitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak 4.fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir.
Emsalin kamulaştırılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümünde olması veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılmış olması zorunlu değildir. Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satılmış olan taşınmazlar da emsal alınabilir.
Bu emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu üretici fiyat endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatları bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
Mahkemece tarafların vereceği ya da re"sen belirlenecek emsal kayıtlar tapu müdürlüğünden getirtildikten ve bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptandıktan sonra incelenen emsal imar parseli olup da dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Kanununun 18. maddesinin 2.fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalı ayrıca 2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereği emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırmasında gözönünde tutulması ve buna göre dava konusu taşınmaz ile emsalin 2009 yılı itibariyle emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin ilgili belediye başkanlığından getirtilip karşılaştırılarak değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmiş olması gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal alınarak incelenen 1262 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 09.09.2009 tarihli satış akit tablosunun incelenmesinde 1162 ada 19 parsel sayılı taşınmazın satış tarihi itibariyle m2 birim değerinin 1276,31 TL/m2 , 1262 ada 20 parsel sayılı taşınmazın ise satış tarihi itibariyle m2 birim değerinin 1391 TL/m2, emsal alınan 1262 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ise satış tarihi itibariyle m2 birim değerinin 903,07 TL/m2 olduğu ve aynı gün satıldıkları anlaşılmaktadır. Aynı gün satışı yapılan birbirine yakın parsellerin satışında en düşük
m2 bedelle yapılan satışın esas alınması ve satışlarının birim metrekare değerlerinin çelişkili olması satışların serbest satış olmadığı ve gerçek değeri yansıtmayan özel nitelikte satışlar olduğu kanaati oluşturmaktadır. Böyle satışlar da bilirkişileri yanıltıcı bir değerlendirmeye sevk etmektedir.
Bu nedenle; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re"sen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yukarıda belirtilen eksikliklerin tamamlanmasından sonra bozmaya uygun ek bilirkişi raporu alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu taşınmazın tapu maliklerinden ...’nın dava açmadığı dikkate alınmaksızın tüm pay üzerinden hüküm kurulması,
3-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 6487 sayılı Kanunla değiştirilen Geçici 6.maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları 13.03.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan ... Mahkemesinin 13.11.2014 tarih, 2013/95 Esas ve 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden; 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda, nisbi vekalet ücreti uygulanması gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar ile dahili davalı vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.