16. Hukuk Dairesi 2015/10563 E. , 2015/9485 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... çalışma alanında bulunan 151 ada 2, 152 ada 23 ve 24 parsel sayılı sırasıyla 1.570.54, 945.71 ve 3.970.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 151 ada 2 ve 152 ada 24 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın kabul beyanı nedeniyle kabulüne; 151 ada 2 sayılı parselin fen bilirkişisi ... imzalı 30.09.2013 tarihli bilirkişi raporda (A) harfi ile gösterilen 900,51 metrekare yüzölçümündeki kısmının tapu kaydının iptaline, bu kısmın davacı adına tapuda kayıtlı bulunan 151 ada 1 numaralı parsele ilave edilmek suretiyle davacı adına tesciline; 152 ada 24 sayılı parselin fen bilirkişisi aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 492,39 metrekare yüzölçümündeki kısmının tapu kaydının iptaline ve bu kısmın davacı adına tapuda kayıtlı bulunan 152 ada 34 numaralı parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek suretiyle davacı adına tesciline; 152 ada 23 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kabulü ile, yine aynı raporda (C) harfi ile gösterilen 287,75 metrekare yüzölçümlü bölümünün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuda kayıtlı bulunan 152 ada 33 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından (A) ve (B) ile gösterilen bölümler açısından yargılama giderine yönelik, (C) ile gösterilen bölüm açısından esastan temyiz edilmiştir.
Mahkemece; taşınmazın fen bilirkişileri tarafından hazırlanan raporda (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımlarında davalıların kabul beyanları, .... taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısmında ise tanık ve bilirkişi sözleri dikkate alınarak sınırın tespit edildiği gerekçeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya arasında bulunan ve davacının dayandığı tapu kaydına esas tescil krokisinin çekişmeli 152 ada 33 parsel sayılı taşınmaza şeklen uyduğu anlaşılmaktadır. Ancak; fen bilirkişisi tarafından 05.12.2013 tarihli ek raporda, çekişmeli 152 ada 23 parsel içerisinde (C) harfi ile gösterilen taşınmazın sınır kırık noktaları olarak 12, 13 ve 33 noktaları belirtilmiş, tescil krokisinde düz bir hat şeklinde olan sınır hattı fen bilirkişisi raporuna ekli krokide 14, 15 ve 18 kırık noktaları ile gösterilmiş, bu noktaların neye istinaden belirlendiği belirtilmemiştir. Bu noktalar ile tescil krokisi örtüşmemekte olup, mahkemece bu çelişkinin nereden kaynaklandığı hususu da yeterince araştırılmamış, davalı tarafın davanın bir kısmına ilişkin kabul beyanında bulunduğu dikkate alınmaksızın aleyhine yargılama giderlerine de hükmedilmiştir. Bu haliyle, hüküm dosya kapsamına uygun olmadığı gibi yapılan araştırma ve inceleme de yetersizdir. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için, mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları hazır edilerek yeniden keşif yapılmalıdır. Davacının dayandığı kaydın dava konusu olan ve fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümü kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli ve kapsadığı takdirde, bu kaydın oluşumuna esas tescil dosyasında davalı tarafın yer almadığı göz önünde bulundurularak, tescil ilamının taraflar açısından güçlü delil niteliğinde bulunup bulunmadığı araştırılıp değerlendirilmeli, kayıt uygulaması yapılırken fen bilirkişisinden kayıtta okunan sınırların işaretlendiği, keşfi ve uygulamayı takibe elverişli ve denetime açık rapor alınmalı, taraflar arasındaki sınırın kesin olarak belirlenmesine çalışılmalı, çekişmeli bölümde dava tarihine kadar taraflardan hangisi yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14. maddesinin koşullarının oluştuğu belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme sonucu karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; davaya cevap süresi içerisinde çekişmeli taşınmazların fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin dava davalılar tarafından kabul edildiği, davalılar davanın açılmasına da sebebiyet vermediğine göre 6100 sayılı HMK’nın 312/2. Maddesinde yer alan “davalı, davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez” şeklindeki yasal düzenleme karşısında bu bölümler açısından davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceği gerektiği göz ardı edilerek, çekişmeli taşınmazların tümünün değeri üzerinden davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.