13. Hukuk Dairesi 2012/26459 E. , 2013/6084 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının... Mahallesi 2 Pafta, 3329 parsel üzerinde inşa ettiği ... isimli projeden A-3 Blok 5 no’lu bağımsız bölümü, 18.12.2006 tarihinde düzenlenen Satış Vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, bağımsız bölümün teslim edildiğini, sitenin tanıtım kataloglarında, reklamlarında, ilanlarında gösterilen tenis kortları, basketbol sahası, koruluk, çocuk oyun alanı ve koşu parkurundan oluşan spor alanının mülkiyetinin kat maliklerine ait olacağının taahhüt edilmesine ve bu şekilde pazarlanmasına rağmen, Belediyeye terk edilen alan üzerine inşa edildiğini, bu alanın mülkiyetinin siteye ait olmadığının da anlaşıldığını, bu nedenle zarara uğradığını, davalının eksik iş nedeniyle tazminat ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, eksik işlerden doğan değer kaybı nedeniyle 15.000,00 TL tazminat, dairenin teslimi gereken tarih ile teslim tarihi arasındaki süre nedeniyle 4.000,00 TL kira tazminatı ve ayrıca 5.000,00 tazminat olmak üzere toplam 24.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 9.12.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de, 15.000,00 TL değer farkı ve 5.000,00 TL tazminat taleplerinin toplamı olan 20.000,00 TL’lik alacak kalemini 27.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, şirketin sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini ifa etmiş olduğunu, davacının, “aldatıcı ve yanıltıcı tanıtım yapıldığı” konusundaki iddialarının geçerli olmadığını, süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı gibi, geç teslimin de söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “dava konusu spor alanlarının kamuya ait parsel üzerinde bulunması nedeniyle eksik ifanın söz konusu olduğu” kabul edilerek, söz konusu alanların rayiç değeri üzerinden davacının arsa payına düşen 15.225,00 TL’nin, 15.000,00 TL’lik kısmının dava tarihinden, bakiye 225,00 TL"lik kısmının ise ıslah tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki 2.bendin, davacının ise 2. ve 3. bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalı şirketten satın alınan dairenin bulunduğu sitede reklam ve ilanlarda taahhüt edildiği halde hiç yapılmayan ya da eksik, farklı veya siteye ait mülkiyet alanı içinde yapılması gerekirken, site dışında yapılan işler nedeniyle değer kaybı ve geç teslim nedeniyle gecikme ve kira kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Eksik ve ayıplı iş nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, "mutlak metod", "nisbi metod" ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, gerek Dairemiz gerekse Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. (Bkz. 13.HD. T.26.12.1997, E.1997/7580; K.1991/10870) Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, mevcut ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır. Somut olayda da, dava konusu dairenin 18.12.2006 tarihinde satın alındığı gözetilerek, satış bedelinden indirilmesi gereken miktarın bu metoda göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. O halde mahkemece bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle, satış tarihi olan 18.12.2006 tarihi itibariyle dairenin bulunduğu sitede reklam ve ilanlarda taahhüt edilen sosyal ve sportif tesislerin yapılmış olması durumundaki rayiç değeri ile (ayıpsız değer), dairenin halihazırdaki durumundaki hiç yapılmayan ya da eksik, farklı veya siteye ait mülkiyet alanı içinde yapılması gerekirken, site dışında yapılan işler nedeniyle rayiç değeri (ayıplı değer), ayrı ayrı belirlenmeli, belirlenecek bu miktarlar birbirine oranlanmalı, tespit edilecek bu oran da satış bedeline uygulanarak, satış bedelinden indirilmesi gereken miktar bu şekilde belirlenmeli ve davacı talebi ile kazanılmış hak da gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan hususlar gözardı edilerek, yeşil alanın arazi değeri ile tesislerin değeri toplamından, davacının arsa payına isabet eden değerin ödetilmesine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Davacı, satın almış olduğu dairenin geç teslimi nedeniyle gecikme ve kira tazminatı talebinde de bulunmuşsa da, mahkemece kararın “hüküm” kısmında “davacının diğer taleplerinin reddine” şeklinde hüküm kurulmuş, ancak kararın gerekçe bölümünde davacının söz konusu bu talepleri ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmamış, red gerekçesi açıklanmamıştır. Mahkemece kısmen hükme esas alınan 9.5.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, “dairenin davacıya teslim edildiği tarihi gösteren geçerli bir belge bulunmadığından gecikme ve kira tazminatının hesaplanamadığı, bu konudaki takdirin mahkemeye ait olduğu” belirtilmiştir. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması, Anayasanın 141/III maddesi gereğince zorunlu olup, davacının gecikme ve kira tazminatı talepleri ile ilgili gerekçe yazılmadan, “diğer taleplerin reddine” şeklinde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: 1. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen hükmün, 2. bent gereğince taraflar, 3. bent gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 226.10 TL temyiz harcın istek halinde davalıya iadesine, 12.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.