
Esas No: 2020/33541
Karar No: 2022/5012
Karar Tarihi: 17.03.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/33541 Esas 2022/5012 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir hırsızlık davasında, sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının sanığın doğrudan MERNİS şerhli olarak çıkarılan adreste bulunmama sebebi belirtilmeden kardeşine tebliğ edilmesi ve tebliği alan kişinin reşit olup olmadığına dair bilgi verilmemesi nedeniyle usulsüz olduğu ve hükmün kesinleşmediği belirtilerek, Ceza Dairesi tarafından bozulduğu belirtilmiştir. Bu karar, Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasından bahsederek, gerçek kişilere yapılacak tebligat işlemlerinde bilinen en son adresin esas alınması gerektiğine dair hükümler içermektedir. Ayrıca, Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve 21/2. maddeleri ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi ile ilgili açıklamalar da yapılmıştır.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 22/10/2020 tarih 2020/3538 Esas – 2020/11375 Karar sayılı ilamı ile dosyadaki eksiklikler giderilediğinden tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin; sanığın yokluğunda verilen 29/01/2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın belirtilen usule aykırı şekilde sanığın savunması sırasında bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine doğrudan MERNİS şerhli olarak çıkarılıp aynı konutta birlikte yaşadığı belirtilen kardeşi ...’a 12.03.2013’te tebliğ edildiği gibi ayrıca tebliğ alan ...’ın reşit olup olmadığı ile sanığın adreste bulunmama sebebinin tebligat evrakında belirtilmediğinin anlaşılması karşısında, bu şekilde yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun ve buna dayanarak yapılan hükmün kesinleştirilmesinin de usulüne uygun olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamadığı gözetilmeden, hukuken geçerliliği bulunmayan 07/10/2015 tarihli karar ile açıklanması koşulları oluşmayan 29/01/2013 tarihli hükmün açıklanmasına dair yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 17/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.