13. Hukuk Dairesi 2013/2324 E. , 2013/5966 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisi hakkında ... 2.İcra Müdürlüğünün 2008/5392 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, takip talebinde dayanılan 20.10.2005 tarihli sözleşmenin kendisi ile yapılmadığını, emlak alım satımı işi ile uğraştığını, davalı adına emlak satın alınacağından davalının kendisine 83.402,00 TL gönderdiğini; ancak bu paranın çalındığını ve paranın çalınmasına davalının kendisinin yanına gönderdiği arkadaşlarının neden olması sebebi ile davalının da sorumluluğu olduğunu, buna rağmen davalıya çalınan paranın bir kısmını elden ve banka aracılığı ile verdiğini, bir kısmını da davalının kız arkadaşına imza karşılığını verdiğini belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine, banka hesaplarındaki haczin ve blokenin kaldırılmasına, icra marifeti ile tahsil edilen 76.889,05 TL"nin, davalıya fazladan ödenen ve icra marifetiyle alınan miktarın iadesine , haksız icra ve haciz işlemleri nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı ile aralarında yapılan sözleşme ile taşınmaz satımı konusunda anlaşma sağlandığından davacının hesabına 14.11.2009 tarihinde 83.402,00 TL"yi, yine aynı tarihte eşinin hesabından davacının hesabına 10.000 Euro gönderdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki 2. ve 3.bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, haksız olarak başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına yapılan ödemenin tahsili ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Davacı eldeki davada davalının 83.402,00 TL gönderdiğini kabul etmiş; ancak gönderilen paranın çalındığını ve bu paranı çalınması sebebi ile davalının da sorumlu olduğunu ileri sürmüş ve ayrıca ödeme iddiasında bulunmuştur. Davalı ise davacının hesabına 83.402,00 TL ve aynı tarihte 10,000 Euro gönderdiğini savunmuştur. Mahkemece, dava dilekçesinde ödeme savunmasında bulunması nedeni ile ispat yükünün davacıya geçtiği, davacı tarafından ödemeye ilişkin hiçbir belgenin dosyaya sunulmamış olması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı dilekçesinde bir kısım ödemelerde bulunduğunu belirtmiş, dava dilekçesine bu belgeleri eklemiştir. Ne var ki mahkemece 3.3.2006 tarihli 14.000 TL bedelli dekont, 7.3.2006 tarihli 15.000 Euro bedelli dekont ve 20.5.2007 tarihli belge değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca davacının iddialarının araştırılması gerekir. Mahkemece, davacının delil olarak sunduğu ödeme belgeleri araştırılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekir.
3-Davaya konu ... 2.İcra Müdürlüğü"nün 2008/5392 E. Sayılı takip dosyasında alacak miktarı 107.488,00 TL olarak gösterilmiştir. Davacı kendisine 83.402,00 TL gönderildiğini kabul etmiş, davalı ise 83.402,00 TL yanında eşinin hesabından davacının hesabına 10.000 Euro gönderdiğini belirtmiştir. İcra takibine dayanak sözleşmede ise taşınmaz satımından kaynaklanan bakiye 86.000 Euronun tapunun devri sırasında ödeneceği kararlaştırılmış olup, davacı tarafından icra takibine dayanak bedelin davalı tarafından ödendiğine dair bir ibare yer almamaktadır. Davalı icra takibine konu parayı davacıya ödediğini geçerli delillerle ispat etmek zorunda olup, mahkemece davalının cevap dilekçesinde belirttiği hesap hareketleri incelenmeli, davalının iddiasını bu belgelere göre ispatlayamadığı kanaatine varılırsa yemin deliline dayanma hakkı olduğu da hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3.bent gereğince kararın davacı yararına BOZULMASINA, 4. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 21.15 tL temyiz harcın istek halinde iadesine, 11.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.