12. Ceza Dairesi 2015/12120 E. , 2015/18981 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İncelenen dosya kapsamına göre; olay tarihinde kaçak akaryakıt sevki yapılacağına ilişkin isimsiz ihbar üzerine kolluk tarafından 02.10.2005 tarihinde kontrol amacıyla durdurulan, sürücülüğünü davacının yapmış olduğu ve tescil malikinin.... olduğu ... plakalı araçta ekli depoda kaçak akaryakıt tespit edilmesi üzerine, aracın suçta kullanıldığı gerekçesi ile muhafaza altına alındığı ve ... Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2009 tarih, 2008/431 esas, 2009/293 karar sayılı ceza dava dosyasında yapılan yargılama sonucu, aracın sürücüsü olan sanığın (davacının) Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyetine, suçta kullanılan dava konusu aracın suça tahsisli olduğu gerekçesi ile müsaderesine dair kararın, sanık (davacı) tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27/06/2012 tarih, 2012/3784 esas, 2012/20523 karar sayılı ilamı ile nakil aracı yönünden müsadere koşulları oluşmadığı halde aracın sahibine iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile ‘’dava konusu nakil aracının sahibine iadesine karar verilmesi suretiyle’’ hükmün düzeltilerek onanmasına dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında, dava konusu aracın tescil maliki (ruhsat sahibi) olan ...’e iadesi yerine, hukuken geçerliliği bulunmayan harici satış tutanağı veya sair nedenler esas alınarak aracı fiilen kullanan (elinde bulunduran) davacıya iadesinin sağlanmış olmasının araç maliki yerine davacıya tazminat davası açma hak ve yetkisi vermeyeceğinin anlaşılması karşısında, davacı ve vekilinin tazminata konu araç yönünden dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçeleri ile davanın aktif husumet yokluğundan reddi yerine, yargılamaya devamla davacı lehine tazminata hükmedilmesi,
İsabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.12.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacının kullandığı araca suçta kullanıldığı gerekçesiyle elkonulmuş, yapılan yargılama sonunda sanığın mahkûmiyetine ilişkin kararı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 27.06.2012 tarihli kararı ile “Nakil aracı yönünden müsadere koşulları oluşmadığı halde aracın sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesini kanuna aykırı bularak aracın sanığa iadesine” karar vererek hükmü düzelterek onamıştır.
Aracın tescil maliki ...hem ceza davası hem de tazminat davasında 3. kişidir. Aracı suçta kullanırken yakalanan kişi, davacı ..."dir. Dolayısıyla tescil maliki ile arasındaki hukuki ilişki bu dosyanın konusu değildir. Tazminat davası için, tescil maliki de dava açmadığına göre harici satış veya teslimin olduğu ihtilaf konusu değildir.
Davacının aracına kaçakçılık suçunda kullandığından bahisle 02.10.2005 tarihinde el konulmuş, sanık hakkında açılan kamu davasının sonuçlanmasından sonra araç 22.03.2013 tarihinde hak sahibi davacıya teslim edilmiştir. Yaklaşık 7 yıl 5 ay 20 gün elkonulan araçla ilgili olarak uğranılan gerçek maddi zararların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirdi. Ancak mahkeme sadece elkoyma tarihindeki aracın kasko değerinden hurda değerini düşürdükten sonra kalan bakiye miktarı maddi tazminat olarak vermiştir. Aleyhe temyiz olmadığından bu aşamada başka bir hususu araştırmaya da gerek yoktur.
Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 141/1-j maddesinde "Suç soruşturma veya kovuşturması sırasında, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirleri alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten isteyebilirler" hükmü düzenlenmiştir.
Yargılama sonunda müsadere kararı verilmediğine göre davacıya tazminat ödenmesi yerindedir. Burada söz konusu olan, müsaderenin yapılmaması nedeniyle CMK"nın 141/1-j maddesindeki "elkonulan eşyanın zamanında geri verilmemesi" hali vardır.
Bu olay nedeniyle şöyle düşünmek gerekir, eğer araca soruşturma aşamasında elkonulmasaydı veya iade edilmiş olsaydı, yargılama sonunda müsadere kararı verilemeyecek olduğuna göre CMK, m.141/1-j gereğince elkonulan aracın makul sürede iade edilmemesi nedeniyle davacının uğradığı maddi zarar karşılanmalıdır.
Kısaca yargılama sonunda müsadere edilmeyecek bir eşyaya soruşturmanın başında elkoyup kişinin çalışma hürriyeti ve mülkiyet hakkının kısıtlanması hukuka aykırı olduğundan uğranılan maddi zararların karşılanması gerekir. Mahkeme de bunu yapmıştır.
Nasıl ki 02.05.1977 Tarih ve 1-1 sayılı İBK’ında belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan davalarda ceza davasındaki beraat kararının gerekçesi tartışılmadan tazminat ödenmesi gerektiği kabul ediliyorsa burada da yargılama sonunda iade edilen aracın kim tarafından kullanılıyorsa zararı onun gördüğü kabul edilmeli. Nitekim aracı davacı kullanırken yakalanmış, iadede de kendisine yapılmıştır.
Açıkladığımız bu nedenlerden dolayı sayın çoğunluğun tazminat talebini kabul eden mahalli mahkeme hükmünün aracın tescil malikinin tazminat isteyebileceği yönündeki bozma görüşüne katılmıyoruz.