Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/24644
Karar No: 2016/10671
Karar Tarihi: 27.06.2016

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2015/24644 Esas 2016/10671 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2015/24644 E.  ,  2016/10671 K.
"İçtihat Metni"


Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, malullük aylığını kesen Kurum İşleminin iptali, maluliyet aylığının 01.02.2004 tarihinden itibaren devam etmesi gerektiğinin tespiti, birikmiş aylıkların yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davacı her ne kadar ...’nü davalı olarak göstermiş ise de; daha sonra 21.08.2006 tarihli dilekçe ve 14.09.2006 tarihli celse de, sehven davalı olarak ...’nü gösterdiğini dile getirerek davalı ... yönünden davasından vazgeçtiğini belirttiği belirgin olan eldeki davada ...’nün tüzel kişiliği bulunmadığı ve taraf sıfatı olmadığı gibi, Sağlık Bakanlığı’nın da davacının talebini karşılama yükümlüsü olmadığı gözetildiğinde Mahkemece, davalı ... yönünden husumetten red kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-506 sayılı Yasanın 53. maddesine göre, “…Kurum hastanelerince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği Kurumca tespit edilen sigortalı, malullük sigortası bakımından malul sayılır...Bu Kanun kapsamında ilk defa çalışmaya başladıkları tarihte mevcut hastalık veya arızası bulunanlar bu hastalık veya arızasının malûl sayılmayı gerektirecek düzeyde olmadığını Kurum veya Kurum dışındaki hastanelerden işe girmeden önce alınmış, usulüne uygun sağlık raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle kanıtlamakla yükümlüdürler. Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalılar bu hastalık veya arızaları nedeni ile malûllük sigortası yardımlarından yararlanamazlar.”
Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu 506 sayılı Kanunun 109. maddesinde (5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Genel Kurulu tarafından giderilip kesin olarak karar bağlanması da zorunludur.
506 sayılı Kanunun 109. maddesinde öngörülen prosedür gözetildiğinde, davacıya, 01.08.2002 tarihinde malulluk aylığı bağlandığı, Kurumca, 01.12.2003 tarihli kontrol muayenesi sonucu davacının 01.02.2004 tarihinden itibaren aylıklarının durdurulduğu, bunun üzerine yapılan itiraz sonucu S.S.Yüksek Sağlık Kurulu’nun 29.06.2007 tarihli raporunda, davacının 1 yıl sonra kontrol kaydı ile 2/3 çalışma gücünün kayba uğradığının belirlendiği ve Kurumca, 01.07.2007 tarihinden itibaren yeniden malulluk aylıklarının ödenmeye devam edildiği, kontrol kaydı sebebiyle alınan sağlık raporu sonucuna göre Kurumca, 19.10.2009 tarihli karar ile maluliyetin devamına karar verildiği, davacıya 01.08.2004-01.07.2007 tarihleri arasında malulluk aylıklarının ödenmediği, bu yönde yapılan itiraz sonucu alınan 19.02.2010 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporda, davacının, 17.07.2002 tarihli sağlık raporuna göre çalışma gücünün 2/3 kaybettiğine ilişkin kararın isabetli olduğu, 09.09.2004 tarihli sağlık raporuna göre çalışma gücünü 2/3 kaybetmediğine ilişkin kararın yerinde olduğu ve çalışma gücünü 2/3 kaybettiğine ilişkin 31.08.2007 tarihli kararında yerinde olduğuna ve maluliyetin devam ettiğine dair olduğu, Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi’nin 17.02.2012 tarihli kararına göre ise davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiğinin belirtildiği, yine aynı Kurul’dan alınan 30.12.2013 tarihli rapora göre de maluliyet başlangıcının, 17.07.2002 tarihli sağlık raporu olduğu kabul edilmiştir. Bu haliyle 19.02.2010 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu kararına göre, davacının 2004-2007 tarihleri arasında malul sayılmayacağı, Adli Tıp 3. İhtisas Kararına göre ise, davacının 2002 yılından itibaren malul sayılacağı yönünde olup çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi’nin raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Genel Kurul’undan rapor alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi