Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2018/118
Karar No: 2019/11

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/118 Esas 2019/11 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2018/118 E.  ,  2019/11 K.

    "İçtihat Metni"


    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Sayısı : 50-198

    Nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsten sanık ..."nun TCK"nın 158/1-k, 35/2, 62, 52 ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 13.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin (Kapatılan) Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.03.2009 tarihli ve 64-57 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 27.05.2013 tarih ve 66046-9737 sayı ile;
    "...Sanığın piyasa değeri çok düşük olan lüks bir aracı geçirdiği kaza nedeniyle pert tabir edilen işleme tabi kılındıktan sonra satın alarak, tamir etmeden tamir edilmiş gibi gösterip sigortalattığı ve çalındığından bahis ile lüks aracın hasarsız bedelini, sigorta bedeli olarak tahsil etmeye çalıştığının iddia edildiği somut olayda;
    1)Suça konu aracın daha önce kaza geçirip Ray Sigorta şirketi tarafından pert tabir edilen işleme tabi tutulduğunun anlaşılması ve katılan ... şirketinin aracı piyasa değerinin üzerinde bir değer ile ticari işi gereği sigorta yaparken, gerekli kontrol ve incelemeleri yapmasının ticaret hayatının ve makul bir ticari ilişkinin gereği olması karşısında, suç tarihi itibarıyla bu durumun tespiti için ne gibi bir araştırma yapılması gerektiği, tramer sisteminden yapılacak sorgulama ile aracın daha önce kaza geçirip pert işlemine tabi tutulup tutulmadığının anlaşılıp anlaşılamayacağı araştırılarak, sanığın aracı tamir edilmiş gibi gösterdiğine dair hileli davranışlarının nelerden ibaret olduğu ve mağduru bu davranışların inceleme olanağını ortadan kaldıracak derecede olup olmadığının tartışılmaması,
    2)Katılan ... görevlileri tarafından beyanı hükme dayanak alınan tanık Serkan Usta"ya sanık aleyhine ifade vermesi için para teklif edildiği iddiasına ilişkin olarak tefrik edilen dosya ile sanık hakkında suç uydurma suçundan tefrikine karar verilen dosyaların, ayrıca suça konu aracın çalındığı iddiası ile ilgili kolluk tarafından yürütülen tahkikatın akıbetleri araştırılmadan hüküm tesisi,
    3)Aracın sigortalanması işlemlerini gerçekleştiren acente yetkililerinin ve aracı hasarlı halde satan Aksam Otomotiv yetkilerinin beyanlarının alınmaması,
    4)Aracın trafiğe tescil ve muayene işlemlerinin pert işleminden sonra yapılıp yapılmadığı araştırılıp, pert işleminden sonra yapılmış ise sahte olup olmadığı, sahteliği hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı araştırılmadan, Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2006/230 esas sayılı dosyasının onaysız evrakları ve varsayıma dayalı raporlara dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Kabule göre;
    5237 sayılı TCK"nın 35. maddesinde verilecek cezanın 1/4 ünden 3/4 üne kadar indirim öngörülmüş olmasına göre, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden 1/3 oranında indirim yapılması," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
    İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 08.10.2013 tarih ve 255-340 sayı ile;
    "...Araç müdahil sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup sanık ... bedeli olarak gösterilen 104.000 TL üzerinden sigorta primi ödemiş olup mahkememizce uyulan Yargıtay 15. Ceza Dairesi Başkanlığının söz konusu bozma ilamında da belirtildiği üzere müdahil sigorta şirketinin sigorta işlemi yaptığı sırada aracın daha önce kaza yapıp yapmadığı, pert işlemine tabi tutulup tutulmadığı konusunda yapacağı araştırmayı hileli davranışlarla engelleyip müdahilin bu konuda inceleme olanağını ortadan kaldıracak davranışlarda bulunduğuna dair herhangi bir iddia ve kanıtta bulunmamaktadır. Bu nedenle olayda bu hali ile dolandırıcılığa teşebbüs suçunun unsurları itibarı ile oluşmadığı," şeklindeki gerekçeyle sanığın beraatine karar vermiştir.
    Hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesince 01.07.2015 tarih ve 10744-27887 sayı ile;
    "...Dairemizin 27.05.2013 tarihli, 2011/66046 Esas ve 2013/9737 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karşın bozma ilamında belirtilen,
    1)Suça konu aracın daha önce kaza geçirip Ray Sigorta şirketi tarafından pert tabir edilen işleme tabi tutulduğunun anlaşılması ve katılan ... şirketinin aracı piyasa değerinin üzerinde bir değer ile ticari işi gereği sigorta yaparken, gerekli kontrol ve incelemeleri yapmasının ticaret hayatının ve makul bir ticari ilişkinin gereği olması karşısında, suç tarihi itibarıyla bu durumun tespiti için ne gibi bir araştırma yapılması gerektiği, tramer sisteminden yapılacak sorgulama ile aracın daha önce kaza geçirip pert işlemine tabi tutulup tutulmadığının anlaşılıp anlaşılamayacağı araştırılarak, sanığın aracı tamir edilmiş gibi gösterdiğine dair hileli davranışlarının nelerden ibaret olduğu ve mağduru bu davranışların inceleme olanağını ortadan kaldıracak derecede olup olmadığının tartışılmaması,
    2)Aracın sigortalanması işlemlerini gerçekleştiren acente yetkililerinin ve aracı hasarlı halde satan Aksam Otomotiv yetkilerinin beyanlarının alınmaması,
    3)Aracın trafiğe tescil ve muayene işlemlerinin pert işleminden sonra yapılıp yapılmadığı araştırılıp, pert işleminden sonra yapılmış ise sahte olup olmadığı, sahteliği hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı araştırılmadan, Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2006/230 esas sayılı dosyasının onaysız evrakları ve varsayıma dayalı raporlarına dayanılmasına ilişkin bozma gerekleri yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
    İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi ise 03.11.2015 tarih ve 343-408 sayı ile;
    "...Yargıtay 15. Ceza Dairesi Başkanlığının 27.05.2013 tarihli bozma ilamı da dikkate alınarak yapılan araştırmada sanık ..."nun oto hırsızlığı ile ilgili olarak Ümraniye C.Başsavcılığına yaptığı 2006/1541 (yeni 2011/69558) sayılı soruşturma dosyasının daimi aramaya alındığı ve bu şekilde devam ettiği, ... hakkında bu olay nedeni ile Üsküdar C.Başsavcılığınca suç uydurma suçu ile ilgili olarak yapılan soruşturmanın 08.02.2008 tarih 2008/2707-286 soruşturma ve karar ile yetkisizlik kararı verilerek Ümraniye C.Başsavcılığına gönderildiği, Ümraniye C.Başsavcılığınca söz konusu suç uydurma suçu ile ilgili soruşturmanın sanık ..."nun yaptığı hırsızlık soruşturmasına ait 2006/1541 soruşturma sayılı dosya ile birleştirildiği ve başkaca bir işlem yapılmadığı dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.
    Sanığın söz konusu sigortalı 34 NTY 34 plaka sayılı aracının park halinde iken çalınmadığı, sanığın bu konuda suç uydurduğuna ilişkin kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Zira hırsızlık iddiası ile yapılan soruşturma daimi aramaya alınmış ve halen devam etmekte olup ... hakkında ayrıca suç uydurma suçu ile ilgili soruşturmada birleştirilmesine karar verildikten sonra bir işlem yapılmadan o hali ile derdest bulunmaktadır.
    Araç müdahil sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup sanık ... bedeli olarak gösterilen 104.000 TL üzerinden sigorta primi ödemiştir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi Başkanlığının 01.07.2015 tarihli bozma ilamında belirtildiği şekilde aracın daha önce tramer sisteminden yapılacak sorgulama ile pert işlemine tabi tutulup tutulmadığının araştırılmadığı belirtilmiş ise de, tramer sisteminde 2004 yılında aracın hasar kaydının bulunmadığı, bizzat müdahil vekilinin dilekçesindeki anlatımları ile de belirlenmiş olup, bu konuda yeniden araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir. Bunun yanı sıra aracı hasarlı halde satan Aksam Otomotiv yetkililerinin dinlenmesi de olayın üzerinden 11 yıl geçmiş olması da dikkate alındığında sonuca etkisi olmadığı kabul edilmiş, keza Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin (İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/8 Esas) 2006/230 Esas sayılı dosyasından evrakların çoğu UYAP üzerinden gönderilmiş olması ve bu mahkemece gönderilen belgelere tarafların bir itirazının da olmaması nedeni ile araştırma yapılmasına veya onaylı örneklerinin ayrıca istenmesine gerek görülmemiştir.
    Yukarıda belirtildiği üzere söz konusu araç müdahil sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup sanığın sigorta işlemi yapıldığı sırada aracın daha önceden hasar gören araç olduğu fakat bunu gizlediğine ilişkin ve bu şekilde sigorta poliçesi düzenlendiğine ilişkin müdahil sigorta şirketi tarafından somut bir kanıt sunulmamıştır, Yargıtay 15. Ceza Dairesi Başkanlığının mahkememizin 2010/82 Esas, 2011/304 Karar sayılı dava dosyasına ilişkin olarak vermiş olduğu 17.06.2015 tarihli, 2013/12919 Esas ve 2015/26978 Karar sayılı içtihadında da ifade edildiği üzere "Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır."
    Sanığın aracın çalınması nedeni ile zarar görmesinden dolayı müdahil sigorta şirketine başvuruda bulunup zararının karşılanmasını istemiş olması tek başına hileli hareket olarak değerlendirilemez. Sanığın hileli davranışlarda bulunduğu, bu hileli davranışların nelerden ibaret olduğuna ilişkin somut bir kanıt olmadığından bu nedenle üzerine atılı suçtan beraatine dair mahkememizin bozulan kararında ısrar edilmesinin somut olaya, yasal düzenlemelere, adalete ve hakkaniyete ayrıca Yargıtay 15. Ceza Dairesi Başkanlığının belirtilen içtihatlarına da uygun düşeceği," şeklindeki gerekçeyle önceki hükümde direnerek sanığın beraatine karar vermiştir.
    Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 29.11.2016 tarih ve 120-453 sayı ile;
    "...Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan direnme hükmü verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
    ...
    1412 sayılı CMUK"nın 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup müdafiin dinlenilmesi ile de yetinilemez. Aynı kurala 5271 sayılı CMK"nın 307/2. maddesinde de yer verilmiş olup anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.
    Bu zorunluluk beraat hükmünde direnilmesi halinde de geçerlidir. Zira Ceza Genel Kurulunca yapılacak inceleme sonucunda Özel Dairenin aleyhe bozması isabetli bulunup yerel mahkeme hükmünün bozulması mümkündür. 1412 sayılı CMUK"nın 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/3. maddesine göre ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymak mecburidir. Bu durumda sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyeceği sorulmadan beraat hükmünde direnilebileceğinin kabulü savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurabilecektir. Savunma hakkı sanığın en önemli hakkı olup bu hakkın sınırlanması 1412 sayılı CMUK"nın 308/8. maddesi uyarınca mutlak bozma nedenidir. Nitekim Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamaları da ısrar edilen önceki hüküm beraat dahi olsa sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilemeyeceği yönündedir.
    Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerektiği," şeklindeki gerekçeyle diğer yönleri incelemeyen direnme hükmü bozulmuştur.
    Ceza Genel Kurulunun bozma ilamına uyan Yerel Mahkeme 01.06.2017 tarih ve 50-198 sayı ile; bir önceki direnme kararındaki gerekçelerle, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine karar vermiştir.
    Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2017 tarihli ve 44077 sayılı "Bozma" istekli tebliğnamesiyle dosya 6763 sayılı Kanun"un 36. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 15. Ceza Dairesince 27.02.2018 tarih ve 38407-1359 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daireyle Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsün yasal unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının tespiti bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle Yerel Mahkeme kararının "Yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Ceza Genel Kurulunun 10.07.2018 tarihli ve 360-347, 17.04.2018 tarihli ve 651-179, 28.04.2015 tarihli ve 719-130, 19.03.2013 tarihli ve 1278-90, 26.06.2012 tarihli ve 816-254 sayılı kararları başta olmak üzere uyum ve kararlılık gösteren içtihatları uyarınca; Ceza Genel Kurulunun bozma kararı ile direnme hükmü tümüyle ortadan kalkmış olup, yerel mahkeme artık yeni ve değişik bir karar vermekte serbesttir. Bu şekilde verilen kararlar da yeni bir karar olup hukuken direnme niteliğinde olmadığından Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün değildir.
    Öte yandan, Ceza Genel Kurulunun bozma kararına uyulduktan sonra verilen kararın yeniden ve doğrudan Ceza Genel Kurulunca incelenmesi, Yerel Mahkemenin direnmesi üzerine verilen Ceza Genel Kurulu kararlarına karşı direnilemeyeceğine ilişkin 1412 sayılı CMUK"nın, 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326. maddesine de aykırıdır. Doğrudan doğruya Ceza Genel Kurulunca inceleme yapılması, Yerel Mahkeme kararına direnme niteliği kazandıracak ve Ceza Genel Kurulu kararlarına karşı Yerel Mahkemelerin direnme yetkisi olmadığına dair temel ilke zedelenecektir. Bu nedenlerle hukuken yeni olan bu kararın Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir.
    Bu itibarla, dosyanın temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    Ceza Genel Kurulunca incelenmesi gereken nitelikte bir direnme hükmü bulunmadığından dosyanın temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 15.01.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi