Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/8715
Karar No: 2014/258
Karar Tarihi: 09.01.2014

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2013/8715 Esas 2014/258 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2013/8715 E.  ,  2014/258 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Hacıhalil Köyü, Kak Mevkiinde bulunan toplam üç parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmıştır.
    Mahkemece, fen bilirkişilerin 07/11/2003 tarihli raporunda gösterilen (A)=66921.31 m2, (B)=15107.92 m2 ve (C)=13146.44 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile taşınmazların Abo oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/06/2006 gün ve 2006/3914 - 4723 karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Dosya içeriğine ve kararın dayandığı delillere göre tescile konu taşınmazların imar ve ihyası tamamlanmış tarım arazisi niteliğinde oldukları, Medenî Kanunun 713. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının adına tescile karar verilen davacı yararına gerçekleştiği mahkemece yerinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlendiğine göre davalı Hazinenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava tescil davası olup, kanunî hasım olan davalı ... vekili, 18/04/2002 tarihli cevap dilekçesinde taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden (orman ve orta malı) olduğunu ve temyiz dilekçesinde de Orman Yönetiminin de davaya katılması gerektiğini ileri sürdüğüne göre mahkece, Medenî Kanunun 713. maddesinin 3. fıkrası gereği Hazine yanında Orman Yönetiminin de kanunî hasım olarak gösterilmesi, ayrıca taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığının resmî belgelere dayalı olarak araştırılması ve uygulamada taşınmazlara en yakın komşu 162, 163 ve 164 parsel numaralı taşınmazların tesbit tutanak örnekleri ve varsa dayanak tapu yada vergi kayıtları getirtilerek çekişmeli taşınmazlar yönünü ne olarak okuduğunun da saptanması gerekir. O halde, orman idaresi davaya dahil edilmeli ve taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda mahkemece inceleme ve araştırma yapılması” gereğine değinilmiştir.
    Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Hacıhalil Köyü, Kak Mevkiinde bulunan 25.05.2007 günlü fen bilirkişi raporunda (A)=66921 m2, (B)=15107 m2 ve (C)=13146 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tarla niteliği ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı ... ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14/09/2009 gün ve 2009/10981 - 13272 karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, davalı ... tarafından karar


    düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29/12/2009 gün ve 2009/18026 - 19913 karar sayılı kararı ile Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14/09/2009 gün ve 2009/10981 - 13272 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
    Yargıtay bozma kararında özetle; “..... Genel Müdürlüğü tarafından taşınmazın bulunduğu yerde sulama kanalı bulunmadığı bildirilmiş ise de, keşifte dinlenen ziraat bilirkişisi dava konusu (A), (B) ve (C) ile gösterilen taşınmazların sulu tarım arazisi olduğunu açıklamıştır.
    3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/1. maddesi gereğince tapuda kayıtlı olmayan ve çekişmesiz aralıksız 20 yıl süreyle kullanılan taşınmazların zilyedi adına tescil edilebilmesi için sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm geçmemesi gerekir. Davacı adına (A) ile gösterilen 66921 m2, (B) ile gösterilen 15107 m2 ve (C) ile gösterilen 13146 m2 toplam 95174 m2 yer tescil edilmiştir.
    3402 sayılı Kanunun 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 2. maddesine göre yapılması gerekir. Aynı Kanunun 3/j maddesi ile Taşınmaz Malları Sınırlandırma ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre sulu tarım arazisi, tarım yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve konrollü bir şekilde karşılandığı olarak açıklandığından taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda ziraat mühendisi bilirkişiden Kanunun amacına uygun rapor alınması gerekir.
    Somut olayda; hükmüne uyulan bozma kararı nedeniyle davacı yararına oluşan usûlî kazanılmış hak bulunmadığı gibi, tescil davaları kamusal ağırlıklı, kamu düzenini ilgilendiren davalar olması nedeniyle usûlî kazanılmış hakkın istisnaları arasında olduğundan, mahkemece zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının kendiliğinden araştırılması gerekir (H.G.K."nın 28.09.2005 gün 8/512-535 sayılı kararı)." denilmiştir.
    Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kabulü ile 18.10.2012 tarihli rapor ve krokide (A1) ile gösterilen 26853.56 m2 ve (C) ile gösterilen 13146,44 m2"lik taşınmazların davacı adına tescile karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 04/01/1979 tarihinde yapılmış ve sonuçları 04/01/1979 - 05/02/1979 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
    Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 09/01/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi