Ceza Genel Kurulu 2017/1059 E. , 2019/10 K.
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Sayısı : 148-96
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ..."in TCK"nın 158/1-f, 62, 52/4 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 83.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine ve hak yoksunluğuna ilişkin Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.11.2009 tarihli ve 120-347 sayılı hükmün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 01.04.2014 tarih ve 14714-6067 sayı ile;
"...Suça konu çeklerin sahteliğinin ileri sürülmemesi karşısında, sanık tarafından çeklerin katılana verilmesinden sonra ödeme yasağı konulmasının tek başına dolandırıcılık suçunun hile unsurunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılmaması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesince 19.03.2015 tarih ve 148-96 sayı ile;
“...Sanığın, satın aldığı ürün karşılığında verdiği çeklerin bedellerinin ödenmesini önlemek amacıyla kötü niyetli davranarak çeklerin elinden rızası hilafına çıktığına dair iddiasının iyi niyetli kabul edilemeyeceği ve dolandırıcılık kastı ile hareket ettiği kanaatine varıldığı,” şeklindeki gerekçeyle bozma kararına direnilerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Direnme kararına konu bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2015 tarihli ve 235004 sayılı "Bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 tarih ve 732-1564 sayı ile; 6763 sayılı Kanun"un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 15. Ceza Dairesince 03.10.2017 tarih ve 3825-19361 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daireyle Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, Yerel Mahkemece verilen direnme kararına konu hükmün "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen ısrar kararı verilmiş olsa dahi;
a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,
Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay"ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
İncelenen dosya kapsamından;
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan ilk mahkûmiyet hükmünün, Özel Dairece; "...Sanığın, katılan ... Ltd. Şti. firmasından aldığı mısır ürününe karşılık 17.11.2005 tarihli ve 30.000 TL bedelli, 22.11.2005 keşide tarihli ve 50.000 TL bedelli, 28.11.2005 keşide tarihli ve 30.000 TL bedelli suça konu çekleri verdiği, sanığın alış verişe konu olan malları teslim almış olmasına rağmen, son sevk irsaliyesinin düzenlendiği 31.10.2005 tarihinde bankaya başvurarak çeklerin rızası dışında elinden çıktığını ileri sürerek ödeme yasağı konulması için talimat vererek çeklerin ödenmemesini sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; suça konu çeklerin sahteliğinin ileri sürülmemesi karşısında, sanık tarafından çeklerin katılana verilmesinden sonra ödeme yasağı konulmasının tek başına dolandırıcılık suçunun hile unsurunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasından sonra Yerel Mahkemece; "...Sanık satın aldığı ürün bedeline karşı verdiği çekleri rızası ile ticari alış veriş nedeniyle vermiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak sırf çek bedellerinin ödenmesini önlemek ve katılanın parasını almasını engellemek amacıyla hiçbir haklı ve hukuki sebebi bulunmaksızın ödeme yasağı koyarak satın aldığı ürünlerin bedelini ödememek amacıyla kötü niyetli davrandığı, rızasıyla teslim ettiği çeklerin elinden rızası hilafında çıktığına dair iddialarının iyi niyetli kabul edilemeyeceği ve hukuken korunamayacağı, sanığın bu davranışı ile alacaklının alacağının tahsilini imkansızlaştırdığı ya da en azından zorlaştırdığı göz önüne alındığında dolandırıcılık kastı ile hareket ettiği kanaatine varıldığı," biçiminde, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen, ilk hükümde yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Yerel Mahkemenin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp, bozma ilamında tartışılması gerektiği belirtilen hususlar tartışıldıktan sonra "Eylemli uyma neticesi verilen yeni bir hüküm" niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle,
Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.03.2015 tarihli ve 148-96 sayılı karar eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 15.01.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.