8. Hukuk Dairesi 2012/1250 E. , 2012/8487 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve müşterekleri, davada taraf olmayan ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair.... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07.06.2011 gün ve 353/172 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ..., dahili davalılar ... ve ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların muris ... ve Emine Göçen’in mirasçıları olduğunu, murislerinin ölümünden sonra aralarında Aralık 1986 tarihli rızayi taksim ile miras payının temliki ve anlaşma sözleşmesi yaptıklarını, 383 sayılı parselin tamamı, 76 sayılı parselin ½’si, 36 nolu parselin 7850/17850 payı ile 1933 parselin tamamının vekil edenine bırakıldığını, 1986 yılından itibaren vekil edeni tarafından kullanılageldiğini, TMK. nun 677/1. maddesi gereğince davalılar adına olan miras paylarının iptali ile rızayi taksim ve zilyetliğe uygun olarak vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... yargılama oturumunda, 22.12.1986 tarihli belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını, davalı ...’in sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunu, ..., ... ve ...’ün ise söz konusu belgedeki imzanın babalarına ait olduğunu, davalı ...’ın davayı kabul ettiğini bildirmişlerdir.
Mahkemece, istek gibi davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili ile davalı ... ve karar verildikten sonra davanın açıldığını öğrenen ve davada taraf durumunu almayan ... ve ... vekili tarafından esastan temyiz edilmiştir.
Dava, 22.12.1986 tarihli “Taksim ve Anlaşma Mukavelesidir” başlıklı paylaşım sözleşmesine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bir kısım mirasçılara dava yöneltilmediği gibi, taksim sözleşmesinde 76 sayılı parsel dışında dava konusu yapılan diğer tüm parsellerin yer almaması nedeniyle, bu parsellerin sözleşme kapsamında kalan taşınmazlardan olup olmadığı yönünde herhangi bir keşif ve inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru değildir. Miras taksim sözleşmesinde imzaları olup, kendilerine dava yöneltilmeden hükmü temyiz eden ...mirasçıları ... ve ..."ın hükümden sonra kararı öğrendikleri ve temyiz ettikleri belirlenmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; muris ...’in 1976 eşi ...’in ise 1984 yılında öldükleri ve mirasçılarının ...1. Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan 9.2.2010 tarih, 2009/941 Esas, 2010/118 Karar sayılı veraset belgesinde yer aldığı ve tüm mirasçıların imzalarının veya murislerinin imzalarının taksim sözleşmesinde yer aldığı, terekenin de elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğu gözetilerek dava dışı kalan ... mirasçısı ..., ... ile ...,...,... ve bunlardan başka dava dışı kalan diğer mirasçıların miras payları nedeniyle davanın yöneltilmesi ve davanın bu haliyle yürütülmesi gerekmektedir.
Öte yandan, taksim sözleşmesinde sadece 76 nolu parselden söz edilmekte olup, diğer taşınmazlar bakımından mevkii ve dönümlerden söz edildiğinden, dava konusu parsellerin taksim sözleşmesinde mevkii ve sınırları ile dönümleri belirtilen taşınmazları kapsayıp kapsamadığı, aynı taşınmazlar olup olmadığı yönünde (36, 76, 1933 ve 383 sayılı parseller) yerinde keşif yapılması, taşınmazları bilen ve tanıyan yerel bilirkişilerin mahkemece belirlenmesi, tarafların tanıklarını bildirmeleri konusunda kendilerine süre ve imkan tanınması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK. nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, beyanlar arasında çelişki bulunduğu taktirde HMK. nun 261. maddesi gereğince yüzleştirilmek suretiyle çelişkinin giderilmesi, sözleşmenin kapsamının açık bir biçimde hiçbir duraksamaya yer kalmayacak biçimde belirlenmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Davacı vekili, davalı ... ile davada taraf olmayan Yusuf ve Remziye vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 223,40 TL peşin harcın temyiz eden ... ve ..."a, 225,00 TL peşin harcın temyiz eden davalı ..."e ve 18,40 TL peşin harcında temyiz eden davacıya istek halinde iadelerine, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.