17. Hukuk Dairesi 2014/10593 E. , 2016/4641 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :.......Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ....."ın davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı araçta gerçekleşen tek taraflı kazada vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar....... ve ....... için 1.000"er TL, davacı ... için 500 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.02.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacı ... için 76.935,76 TL, dvacı Serhan için 5.421,26 TL, davacı ... için 1.627,48 TL"ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile davacı ... için 76.935,76 TL, dvacı ...... için 5.421,26 TL, davacı ... için 1.627,48 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, ayrıca hatır taşıması savunmasının davalı tarafça yargılama aşamasında ileri sürülmemiş olmasına göre, davalı ... şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan 21.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde emekli olan desteğin emekli maaşı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Oysa emekli olarak pasif döneme girdiği anlaşılan destek için pasif dönem zararına esas alınacak ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olup, asgari geçim indirimi uygulanmamış asgari ücret olması gerekir. Yanlış geliri hesaplamaya esas alan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
3-Borçlar Kanunu"nun "Tazminat miktarının tayini" başlıklı 43. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş, "Tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde de; zarar gören taraf zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmış; eğer zarar kasten veya ağır bir ihmal ya da tedbirsizlikle yapılmamış ve tazmini de borçluyu müzayakaya maruz bırakacak ise hakimin, zarar ve ziyan miktarını hakkaniyete uygun olarak indirebileceği belirtilmiştir.
Somut olayın incelenmesinde, destek Müderis Kocaman ile sürücü......."ın arkadaş oldukları, olay günü beraberce piknik yaptıkları, desteğin kaza anında 1.29 oranında alkollü olan sürücünün aracına bu durumu bilerek bindiği gözetildiğinde, desteğin olayda müterafik kusurunun bulunması nedeniyle belirlenen tazminattan hakkaniyete uygun miktarda bir indirim yapılması gerekirken, bu husus gözardı edilerek hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
4-Kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk trafik sigortacısı olan davalı ......."nin, 2918 sayılı KTK.nun 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde davalı yönünden temerrüt gerçekleşmektedir. Mahkemece anılan
düzenleme uyarınca, davalı ... şirketine yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığı araştırılarak, davadan önce temerrüde düştüğünün kanıtlanması halinde temerrüt tarihinden, aksi halde dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... şirketinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.04.2016 günü oybirliğiyle karar verildi.