13. Hukuk Dairesi 2017/4978 E. , 2019/4203 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının kendilerinin zilyet ve tasarruflarında bulunan taşınmazdan ... Sahil Yolunda kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan dolgu malzemesinin çıkartılması için talepte bulunarak, bu işlemler sırasında meydana gelecek zararları gidermek üzere taahhütte bulunduğunu, ancak davalının taahhüdüne rağmen bu işlemler esnasında meydana gelen zararları gidermediğini, istinat duvarının yapılmadığını, yıkılan baraka bedelinin karşılanmadığını, altyapı ve akarları sağlayan aksam ve borular kırıldığı halde telafi edilmediğini, ürün kaybına yol açıldığını, taşınmaza haksız el atmak suretiyle muaraza çıkarttığını ileri sürerek, vaki el atma ve muarazanın önlenmesini, taşınmazın eski hale getirilmesini, uğradıkları zarar karşılığı şimdilik 7.000,00TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemişler, 06.12.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını 23.877,44 TL’na yükseltmiştir.
Davalı, davacıların muvafakatı ile taşınmazdan dolgu malzemesi alımı yapıldığını, el atmanın söz konusu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, davanın kısmen kabulüne, el atmanın önlenmesine yönelik talebin reddine, toplamda 20.482,88 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekir.
2-Davalı ... 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 12. maddesi uyarınca harçtan muaftır. Buna göre, davalıdan harç alınması ya da davacı tarafından yatırılan harçların yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi mümkün değildir. Mahkemece, davalı harçtan muaf tutulmasına rağmen yargılama giderleri içinde davacı tarafından yatırılan harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 7. paragrafının hükümden tamamen çıkartılarak yerine “Davacılar tarafından yapılan 1.268,42 TL keşif ve bilirkişi gideri, 4,55 TL posta gideri, 11 tebligat gideri 86,00 TL, 1.133,55 TL posta, tebligat, keşif ve bilirkişi giderinden oluşan toplam 2.492,52 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 2.138,17 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yatırılan harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.