12. Ceza Dairesi 2014/17689 E. , 2015/8465 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1-Sanık ... hakkında, CMK"nın 223/2-c. maddesi gereğince beraat
2-Sanık ... hakkında, CMK"nın 223/2-a.maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesiyle;
...Yüksek Kurulu"nun 19.06.1981 tarih ve 12853 sayılı kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu kabul edilen, 07.09.2001 tarihinde meydana gelen yangınla yanıp tamamen çöken ve enkazı da ilgili Koruma Bölge Kurulu"nun izniyle kaldırılan ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 69 ada, 15 sayılı parselde yer alan tescilli binanın yerindeki boş arazinin, sahibi olan sanık ... tarafından, sanık ..."a 25.02.2008 tarihinde kiralandığı, sanık ... tarafından bu tarihten itibaren bu arazinin otopark olarak kullanıldığı, her ne kadar arazi sahibi sanık ..."nun yanında, kiracı olarak davaya konu yeri kullanan sanık ... hakkında da, ... Yüksek Kurulu"nun 06.11.1999 tarih ve 660 sayılı ilke kararına aykırı hareket etmesi nedeni ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açılmış ise de; sanık ..."ın verdiği ifadelerinde, davaya konu arazinin yerinde önceden tescilli bir yapı olduğunu bilmediğini, kendisinin otopark işletmek amacıyla bu yeri boş bir arazi olarak kiraladığını beyan ettiği, sanık ..."nun verdiği ifadelerin de sanık ..."ı doğruladığı, tüm bu nedenlerle sanık ..."ın ifadelerinin doğru olmadığına ve sanığın bir suç kastı ile hareket ettiğine dair delillerin bulunmadığı, böylece mahkemece sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir aykırılığın olmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair delillerin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
....Yüksek Kurulu"nun 19.06.1981 tarih ve 12853 sayılı kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu kabul edilen ve tapuda sanık ... adına kayıtlı olan ... ili, .. ilçesi, .. mahallesi, 69 ada, 15 sayılı parselde yer alan tescilli kargir binanın, 07.09.2001 tarihinde bilinmeyen bir nedenle yandığı ve tamamen yıkıldığı, ilgili Koruma Bölge Kurulu"nun izni ile enkazının da sanık ... tarafından kaldırıldığı, bu tarihten itibaren boş bir arsa konumunda bulunan davaya konu yerin sanık tarafından, 25.02.2008 tarihinde sanık ..."a oto yıkama yeri amacıyla kiraya verildiği, yapılan ihbar üzerine olay yerinde inceleme yapan ...Koruma Bölge Kurulu görevlilerince düzenlenen 19.02.2009 tarihli raporda, önceden tescilli yapının bulunduğu yerin boş bir arsa halinde olduğu ve otopark olarak kullanıldığı, ....Yüksek Kurulu"nun 06.11.1999 tarih ve 660 sayılı ilke kararı gereğince, daha önceden kültür varlığı bulunan parsellerde, onaylı uygulama gerçekleştirilinceye kadar her türlü inşai ve fiziki müdahalenin yasaklanmasına karar verildiği, bu nedenle davaya konu yerde izinsiz otopark işletilmesinin ilgili ilke kararına aykırılık olduğunun tespit edildiği, bu tespit üzerine ilgili Koruma Bölge Kurulu"nun 15.04.2009 tarih ve 1779 sayılı kararıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, davaya konu yerin maliki olan sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar yapılan yargılama neticesinde, 11.10.2013 tarih ve 28792 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun gereğince, sit alanı ilanına veya koruma kararına ilişkin kararların ilgililerine tebliğ edilmesinin zorunlu hale getirildiği, olayda ise tebliğin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek, sanığın beraatine karar verilmiş ise de; tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının tebliğ zorunluluğunun, 11.10.2013 tarihinden itibaren yapılan tescil işlemleri için gerekli olduğu, bu tarihten önce yapılmış tescil işlemleri için tebliğ zorunluluğu bulunmayıp, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olmasının veya koruma kararının tapu kaydına şerh verilmesinin, koruma kararının ilgililerince bilindiğinin kabul edilmesi konusunda yeterli olduğu, olayımızda ise davaya konu yerde daha öncesinde tek yapı ölçeğindeki kültür varlığının bulunduğu, ancak koruma kararının 11.10.2013 tarihinden önce, 19.06.1981 tarihinde kabul edildiği, ayrıca sanık ..."nun da verdiği ifadelerinde, adına kayıtlı olan binanın tescilli bir yapı olduğunu bildiğini beyan ettiği, böylece sanık hakkında kurulan beraat gerekçesinin yerinde olmadığı, davaya konu yerin sit alanı olmadığı, ancak Resmi Gazetede ilan edilen ilgili ilke kararı gereğince, daha öncesinde tescilli bir yapı bulunan bu arazinin, ilgili Koruma Bölge Kurulu"ndan izin alınmadan otopark olarak kullanılmasının 2863 sayılı Kanunun 65/b. maddesinde düzenlenen fiziki müdahale kapsamında bulunduğu anlaşılmakla, sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle büyükşehir belediyesi veya il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, hükümden sonra, 08/10/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun"un 65. maddesinde yapılan değişiklikler de dikkate alınarak, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince, sanığın beraatine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.