12. Ceza Dairesi 2014/18910 E. , 2015/8463 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : CMK"nın 223/2-a. maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... Koruma Kurulu"nun 07.07.1993 tarih, 4720 sayılı kararıyla belirlenen kentsel sit alanı içerisinde kalan ve ... Koruma Bölge Kurulu"nun 02.06.2006 tarih, 349 sayılı kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu belirlenen ve koruma grubu 2. grup olduğu kabul edilen ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 458 ada, 9 sayılı parselde yer alan tescilli binayı sanık ..."nın 13.02.2009 tarihinde satın aldığı, davaya konu binada ... Belediyesi Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu görevlilerince yapılan denetim sonrası düzenlenen 29.09.2010 tarihli tutanakta, davaya konu tescilli binada izinsiz inşai faaliyetin olduğu, 4. kata binanın özgün malzemesi ile uyumlu olmayan tuğla malzeme ile kat çıkıldığının, çatı katına da kullanım alanı oluşturulacak şekilde uygulama yapıldığının ve inşai faaliyetin halen devam ettiğinin tespit edildiği,...Koruma Bölge Kurulu görevlilerince de yerinde yapılan 11.01.2011 tarihli denetimde, binanın mevcut hali ile tescil fişindeki görüntüsü karşılaştırıldığında, tescil fişinde olmayan ilave 2 katın izinsiz yapıldığının, ticari amaçla binanın girişinin değiştirildiğinin, binanın boya ve sıva işlerinin bitirildiğinin ve inşai faaliyetin halen devam ettiğinin tespit edildiği, bu tespitler üzerine ilgili Koruma Bölge Kurulu"nun 23.02.2011 tarih, 4264 sayılı kararıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, inşai faaliyetlerin yapıldığı zaman binanın sahibi olan sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, davaya konu binada ilgili birimlerce birçok kez tespit yapılmasına rağmen inşai faaliyete devam edilmesi ve sanığın beyanlarında binanın korunması gerekli bir kültür varlığı olduğunu bilmediğine dair beyanın olmaması karşısında, taşınmazın tescilli kültür varlığı olduğunun sanık tarafından bilindiğinin kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar yargılama sonunda mahkemece, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinin, Anayasa Mahkemesi"nin Resmi Gazetenin 13/10/2012 tarih ve 28440 sayılı nüshasında yayınlanan 2011/18 Esas, 2012/53 Karar sayılı 11/04/2012 tarihli kararıyla iptal edildiği gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de, sanığın üzerine atılı eylemin suç olmaktan çıkartılmadığı, iptal kararının yürürlüğe gireceği 13/10/2013 tarihinden önce, 08/10/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde eylemin yaptırım altına alındığı, böylece sanık hakkında kurulan beraat gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla,
Üzerinde müdahale gerçekleştirilen taşınmazın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında tescilli kültür varlığı olması nedeniyle taşınmazda izinsiz ya da izin kapsamı dışında yapılan her türlü inşai faaliyetin suç oluşturacağı, bu bakımdan müdahalenin binanın içinde ya da dışında gerçekleştirilmesinin önem arz etmediği, bu kapsamda tescile esas bilgi ve belgeler getirtilerek, izinsiz yapılan tadilatın yapının tescil edilmesine neden olan kriterlere uygun olup olmadığının, yapıya ait orjinal dokuya uyum sağlayıp sağlamadığının, tescilli kültür varlığında zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi gerektiği,
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, olay yerinde sanat tarihçi ve inşaat mühendisi ile yeniden keşif icra edilerek, uygulamaların tescilli kültür varlığının bütünü ve dolayısıyla orjinal dokusu ile uyumlu olup olmadığının, niteliğinin ve yapıda zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi, taşınmazın bu nitelikte bir zarar gördüğünün belirlenmesi durumunda sanığın, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1.cümlesi uyarınca cezalandırılması, bu nitelikte bir zararın mevcut olmadığının, ancak yapılan uygulamaların ruhsata tabi inşai ve fiziki müdahale kapsamında bulunduğunun belirlenmesi durumunda, 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-2.cümlesi uyarınca cezalandırılması, yapılan bu uygulamanın ruhsata tabi olmayan, “basit onarım” niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde ise, 5498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi ile cezalandırılması gerektiğinin gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince, sanığın beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.