12. Ceza Dairesi 2014/17566 E. , 2015/8459 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : CMK"nın 223/2-a. maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... Koruma Kurulu"nun 12.07.1995 tarih, 6848 sayılı kararıyla kabul edilen kentsel ve tarihi sit alanı içerisinde bulunan .. ili, ... ilçesi,... mahallesi, 296 ada, 187 sayılı parselde yer alan binanın ve altında... Yüksek Kurulu"nun 10.04.1982 tarih, 13751 sayılı kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu kabul edilen ve koruma grubu I olarak belirlenen ... Han bulunan 189 sayılı parselde yer alan binanın tapu kaydında sanık adına kayıtlı olduğu, her iki parselde bulunan binaların yıkılıp yerlerine yeni, tek bir bina yapılmak istendiği, bu nedenle sanık tarafından 187 sayılı parselde bulunan binanın ve 189 sayılı parselde yer alan ...Han"ın üzerinde yer alan binanın sanık tarafından izinsiz yıktırıldığı, her iki parselin fiilen tevhid edilerek, 189 sayılı parselde bulunan tescilli yapı olan ...Han"ın alt kemerleri üzerine ve 187 sayılı parsele yeni bina inşaatına başlandığı, bu durumun İstanbul 4 sayılı ...Koruma Bölge Kurulu görevlilerince yerinde yapılan denetimde tespit edildiği ve tespitlerin 22.10.2010 tarihli raporda belirtildiği, bu tespitler üzerine ilgili Koruma Bölge Kurulu"nun 08.11.2010 tarih, 4207 sayılı kararıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, yine ilgili Koruma Bölge Kurulu görevlilerince yerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen 05.05.2011 tarihli raporda, durdurulması istenmesine rağmen 3 bodrum+zemin+4 normal kat şeklinde yapılan izinsiz inşaata halen devam edildiğinin tespit edildiği, bu tespitler üzerine davaya konu yerlerin maliki olan ve izinsiz inşaatı yaptıran kişi olduğu tespit edilen sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, tüm dosya kapsamından izinsiz uygulamaların yapıldığının sabit olduğu, her ne kadar yapılan yargılama neticesinde, 11.10.2013 tarih ve 28792 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun gereğince, sit alanı ilanına veya koruma kararına ilişkin kararların ilgililerine tebliğ edilmesinin zorunlu hale getirildiği, olayda ise tebliğin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek, sanığın beraatine karar verilmiş ise de; tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının tebliğ zorunluluğunun, 11.10.2013 tarihinden itibaren yapılan tescil işlemleri için gerekli olduğu, bu tarihten önce yapılmış tescil işlemleri için tebliğ zorunluluğu bulunmayıp, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olmasının veya koruma kararının tapu kaydına şerh verilmesinin, koruma kararının ilgililerince bilindiğinin kabul edilmesi konusunda yeterli olduğu, olayımızda ise davaya konu yerin tek yapı ölçeğindeki kültür varlığı olduğu, ancak koruma kararının 11.10.2013 tarihinden önce, 10.04.1982 tarihinde kabul edildiği, bu kararın da davaya konu binanın tapu kaydına şerh verildiği, tapu kaydında bulunan şerhe ve ilgili birimlerce yapılan tespitler ile inşaata devam edilmemesine ilişkin uyarılara rağmen davaya konu uygulamaların yapılması karşısında, sanığın suça konu ... Han"ın tescilli bir yapı olduğunu bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, böylece sanık hakkında kurulan beraat gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla,
Üzerinde müdahale gerçekleştirilen taşınmazın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında tescilli kültür varlığı olması nedeniyle taşınmazda izinsiz ya da izin kapsamı dışında yapılan her türlü inşai faaliyetin suç oluşturacağı, bu bakımdan müdahalenin binanın içinde ya da dışında gerçekleştirilmesinin önem arz etmediği, bu kapsamda tescile esas bilgi ve belgeler getirtilerek, izinsiz yapılan tadilatın yapının tescil edilmesine neden olan kriterlere uygun olup olmadığının, yapıya ait orjinal dokuya uyum sağlayıp sağlamadığının, tescilli kültür varlığında zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi gerektiği,
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, olay yerinde sanat tarihçi ve inşaat mühendisi ile keşif icra edilerek, uygulamaların tescilli kültür varlığının bütünü ve dolayısıyla orjinal dokusu ile uyumlu olup olmadığının, niteliğinin ve yapıda zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi, taşınmazın bu nitelikte bir zarar gördüğünün belirlenmesi durumunda sanığın, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1.cümlesi uyarınca cezalandırılması, bu nitelikte bir zararın mevcut olmadığının ancak yapılan tadilatın ruhsata tabi inşai ve fiziki müdahale kapsamında bulunduğunun belirlenmesi durumunda, 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-2.cümlesi uyarınca cezalandırılması, yapılan bu tadilatın ruhsata tabi olmayan, “basit onarım” niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde ise, 5498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi ile cezalandırılması gerektiğinin gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince, sanığın beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.