10. Hukuk Dairesi 2016/5038 E. , 2016/10288 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Asıl dava, ölüm aylığının kesilmesi yönündeki kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması, birleşen dava ise itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi, istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı - birleşen dosya davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakkında 10.02.2010 tarihinde boşanma kararı verilen davalıya, babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle, davalı Kurumca, davacıya 01/03/2010-24/08/2012 tarihleri arasında ödenen aylıkların iadesinin talep edildiğinden bahisle, ölüm aylığının kesilmesi yönündeki kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması, birleşen dava da ise kurumca başlatılan icra takibine itiraz üzerine itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin 2. fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında, öncelikle, uyuşmazlık konusu dönemde boşanan eşlerin kayıtlı oldukları adreslerin hepsinde resen tespit edilecek kişilerden (komşular vb.) kanaat edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, 12/04/2012 tarihinde düzenlenen denetmen raporunda, davacı-birleşen dosya davalısı ..."in...adresinde ikamet eden ve birlikte yaşamayı doğruladığı belirtilen, bir numaralı dairede oturan şahıs ile, yine aynı apartmanda 5 numaralı dairede ikamet ettiği söylenen ..."un eşi olan şahsın kimlikleri tespit edilerek, mahkeme huzurunda ifadelerine başvurulmalı, boşanan eşlerin dosyaya getirtilen adres bilgileri raporunda belirtilen adreslerinde ayrı ayrı kolluk araştırması yaptırılmalı, uyuşmazlık konusu dönem itibariyle seçmen bilgi kayıtlarında davalı ve eski eşinin nerede oy kullandıkları ve seçmen bilgi sistemindeki adreslerinin neresi olduğu araştırılmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; medula sisteminde kayıtlarda görülen adresler ilgili sağlık kuruluşlarından istenilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, davacı ve eski eşi adına uyuşmazlık dönemi içeren banka kayıtları sorularak hangi adresleri beyan ettikleri belirlenmeli, tüm bu hususlar tespit edildikten sonra, “boşanılan eşle uyuşmazlık konusu dönemde eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığı altında yeniden değerlendirilmeli ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı birleşen dosya davacısı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.