10. Hukuk Dairesi 2015/24277 E. , 2016/10232 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, ölümünden sonra muris haksahibinin banka hesabından atm kartı ile çekilen aylıklarının tahsili için davalı mirasçılara karşı açılan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verip de görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile dosyanın... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar veren ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin iş mahkemesi sıfatıyla verdiği kararına karşı, aslen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin asliye hukuk sıfatının devam ettiği ve aynı mahkemece dosyanın esasının görülmesi gerektiği gerekçeleri ile dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi kararı verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Volkan Ergül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
İş davalarına bakmak üzere ilk defa 1950 yılında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile bir özel mahkeme türü olan iş mahkemeleri kurulmuş olup, ayrı iş mahkemesi bulunmayan yerlerde, anılan kanunun 1/3. maddesi gereği Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunun bir asliye hukuk mahkemesini görevlendireceği belitilmiş olmakla, bu mahkemenin iş davalarına, iş mahkemesi sıfatıyla ve İş Mahkemeleri Kanununda öngörülen yargılama usulüne göre bakması ile ayrı özel mahkeme bulunmayan yerlerde dava genel mahkeme sıfatıyla açılmış olsa bile mahkemenin görevsizlik kararı veremeyip, davaya özel mahkeme sıfatıyla baktığını belirtmesinin gerekli ve yeterlidir.
Nitekim, HSYK"nın 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararında: Müstakil iş mahkemesi kurulmamış olan il merkezleri ile ağır ceza mahkemesi bulunan ve bulunmayan (büyük şehir belediye sınırları dışında kalan mülhakatlar da dahil olmak üzere) diğer ilçelerde, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’ndan kaynaklananlarla özel kanunlarda iş mahkemesinde görüleceği belirtilen iş davalarının, yargı çevreleri
asliye hukuk mahkemesinin yargı çevresi ile aynı olmak üzere; a)Bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemede, b)Birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinde, çözümlenmesine karar verilmiştir.
Bir yerde birden fazla iş mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü ilişkisidir. Bir yerdeki ayrı iş mahkemesi ile asliye mahkemesi arasındaki ilişki ise görev ilişkisidir. Ayrı iş mahkemesi olmayan yerlerde yalnızca bir asliye hukuk mahkemesi varsa ve dava bu mahkemede iş mahkemesi sıfatıyla açılmamışsa mahkemece eldeki davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakılmalıdır. Birden fazla asliye hukuk mahkemesinin olduğu yerlerde ise hangi mahkeme iş davalarına bakmak üzere görevlendirilmişse davaya onun tarafından bakılması gerekir. Davanın tarafları bu iş dağılımına itiraz edemezler. Aynı şekilde Asliye Hukuk Mahkemesinden iş mahkemesi sıfatıyla verilen kararın aslen iş mahkemesi sıfatıyla verilmemesi gerektiği ortaya çıktığında da mahkemenin HMK’nun 20 vd. maddeleri kapsamında görevsizlik kararı veremeyip, davaya genel mahkeme sıfatıyla baktığını belirtmesi yeterlidir.
Somut olayda Yerel Mahkemece; mahkemeler arasındaki iş bölümü nedeniyle ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin iş mahkemesi sıfatıyla görevsizliğine, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın yetkili ve görevli... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmişse de yukarıdaki açıklamalar kapsamında böylesi bir kararın hatalı olduğu açıktır. Zira bir yerdeki birden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi arasında görev değil işbölümü ilişkisi mevcuttur. Temyize konu karar bakımından da asliye hukuk sıfatının devam ettiği ve aynı mahkemece dosyanın esasının görülmesi gerektiği gerekçeleri ile verilen kararının, niteliği itibariyle bir gönderme kararı olduğunun kabulü zorunludur. Gönderme kararları ise tek başına temyizi kabil kararlar olmayıp ancak gönderilen mahkemenin esas hakkındaki kararıyla birlikte temyiz edilebilir kararlardır. Şu halde davacının temyizinin reddinin gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Kurum avukatının temyiz talebinin REDDİNE, 20.06.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.