12. Ceza Dairesi 2020/851 E. , 2021/220 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj
Hükümler : 1- Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan TCK’nın 134/1-1, 134/1-2, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Şantaj suçundan TCK’nın 107/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 107/1, 43/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2020 tarihli ve 2018/375-2020/208 sayılı kararında vurgulandığı üzere; hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkeme tarafından sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 326 ve 5271 sayılı CMK"nın 307/2. maddeleri uyarınca zorunludur. Savunma hakkının sınırlandırılamayacağı ilkesine dayanan bu zorunluluk uyarınca, sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır.
İncelenen dosyada, sanık hakkında 03.08.2011 tarihinde işlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile şantaj suçlarından kurulan 03.10.2012 tarihli mahkumiyet hükümlerinin, sanığın ve katılan vekilinin istemlerine dayalı olarak yapılan temyiz incelemesi sonunda, Dairemizin 14.10.2015 tarihli ve 2015/2303 esas, 2015/15380 karar sayılı bozma ilamı ile “... 1- Sanığın, katılanla yaptığı yüzyüze konuşmaları kaydetme eyleminin TCK’nın 133/1. maddesindeki suçu değil, aynı Kanunun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebileceği; taraf beyanlarından ve dosya kapsamından, sanık ve katılan arasındaki konuşma içeriğinin aleni olmayan ortamda katılanın başkalarının duymasını ve bilmesini istemeyeceği zannıyla hareket ederek kendi özel yaşamına ait "yabancı uyruklu kadın bul, alem yapalım" şeklindeki beyanların özel hayatın gizliği kapsamında değerlendirilebileceği dikkate alındığında, sanığın, katılanın özel hayatına ait konuşmalarını kaydetmesi eyleminin TCK’nın 134/1-2. cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Sanığın farklı tarihlerde sanığa yönelik şantaj eyleminde bulunduğu ve sanık hakkında şantaj suçundan da, TCK’nın 43. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, sanık hakkında şantaj suçundan TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması, 3- Sanık hakkında TCK"nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ‘koşullu salıverilme tarihine kadar’, diğer kişiler yönünden ise, ‘hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar’ karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,” nedenlerine dayalı olarak bozulduğu ve bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozmanın sanık aleyhine de olması karşısında, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 326/2. maddesine göre sanığın bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespiti gerekirken, sanığa duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmesi ile yetinilerek karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun"un 81. maddesi ile yapılan değişiklikten önce yürürlükte olan ve sanığın lehine olduğu kabul edilen TCK"nın 134/1-2. madde, fıkra ve cümlesindeki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı temel cezanın doğrudan TCK"nın 134/1-2. madde, fıkra ve cümlesi gereğince tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, aynı Kanunun 134/1-1. madde, fıkra ve cümlesi uyarınca temel ceza belirlenip, daha sonra artırım yapılması,
B) TCK"nın 107/2. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı Kanun"un 107/1. madde ve fıkrasında, temel ceza miktarı “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası” olarak belirlenmesine rağmen sanığa hapis cezası yanında adli para cezası tayin edilmemesi suretiyle şantaj suçundan eksik ceza tayini,
c) TCK’nın 134/1. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanunun 139/1. madde ve fıkrası uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olduğu, mağdur ...’in, karar tarihinden sonra hüküm mahkemesine sunduğu 13.07.2017 hâkim havale tarihli ve ekine nüfus cüzdanı fotokopisinin eklendiği dilekçesinde, sanığa yönelik şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle TCK"nın 73/6. madde ve fıkrası uyarınca sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu açısından sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
d) Katılan ...’in, karar tarihinden sonra sanığa yönelik şikayetinden vazgeçtiğini belirtmiş olması karşısında, CMK"nın 243. maddesi gereğince katılmanın hükümsüz kalması ve adı geçene vekalet ücreti hükmedilmesi nedeniyle bu hususun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun"un 326/son maddesi uyarınca şantaj suçu ile ilgili olarak ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının infazda gözetilerek saklı tutulmasına, 13.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.