20. Hukuk Dairesi 2015/13101 E. , 2015/12967 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/10/2014
NUMARASI : 2013/171-2014/349
DAVACI : Orman Yönetimi
DAVALILAR : Hazine - İ.. Ö.. - M.. B.. - H.. Ö.. - M.. Ö..
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar İ.. Ö.. ve M.. B.. vekili Av. Y.. B.. tarafından istenilmekle, tayin olunan 22/12/2015 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalılar İ.. Ö.. ve arkadaşları vekili Av. Y.. B.. ile davacı Orman Yönetimi vekili Av. G.. T.. ile davalı Hazine vekili Av. S.. S.. geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı Orman Yönetimi, Pozantı ilçesi, Akçatekir Beldesinde orman kadastro çalışmalarının 1951 yılında yapılarak kesinleştiğini, ancak; daha sonra 3402 sayılı Kanun gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarının önceki orman tahdit hatlarına uygun olarak geçirilmediğini ve aslında orman niteliğini yitirmeyen taşınmazlar ile ilgili olarak 2/B madde uygulamalarının yapıldığını, bu durumun müfettiş raporları ile saptanması üzerine orman kadastro komisyon üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak işlem yapmaları nedeni ile ilgiler hakkında dava açıldığını belirterek, bu konuda daha önce yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarının yok hükmünde sayılması talebi ile dava açtıklarını ve Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2004 gün ve 2003/268-308 sayılı ilâmı ile davanın reddi yolunda kurulan hükmün temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.01.2005 gün ve 2004/9267 - 340 sayılı ilâmı ile "bu nitelikteki davaların, hasımsız olarak açılamayacağı, ancak; tapu maliki veya lehine şerh verilen ya da bu dava sonucunda hakkı etkilenecek kişi ya da kişilere yöneltilerek açılması gerektiği" gerekçesi ile onandığını belirterek, davalı Hazine adına tapuda kayıtlı olan ve beyanlar hanesinde 2/B madde sahasında kaldığı konusunda şerh bulunan çekişmeli Akçatekir Beldesi, Bürücek mahallesi 506 ada 55 parsel sayılı taşınmaz hakkında 2/B madde uygulamasının yok hükmünde olduğu kabul edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne; çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerinde Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/01/2013 gün ve 2012/15284 – 404 sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle “Mahkemece, hükme dayanak alınan orman bilirkişi kurulu raporu ile Dairenin iade kararı üzerine keşfe katılmayan bilirkişilerce hazırlanın bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu, keşfe katılmayan bilirkişilerden dosya üzerinden yapılan değerlendirme ile ek rapor alınmasının doğru olmadığı bu nedenle, önceki bilirkişiler dışında üç orman mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, kesinleşmiş orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde haritaları ile kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek dava konusu taşınmazın 1951 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve 80 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1990 yılında yapılıp kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı belirlendiği takdirde, davacı idarece, bu çalışmayı yapan komisyonun görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle davalar açıldığı iddiasına dayalı olarak dava açtığı gözönünde bulundurularak çekişmeli taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce doğal ve gerçek anlamda bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirip yitirmediği, ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesinin taşınmazın doğal ve gerçek anlamda nitelik yitirdiği anlamına gelmeyeceği gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması ve taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaşıldığını açıklayıcı rapor alınmalı; toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna karar verilmelidir.” denilmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyulduktan sonra, davanın kabulüne; dava konusu Pozantı İlçesi Bürücek Mahallesi 506 ada 55 parsel sayılı taşınmazın 80 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman sınırları dışına çıkarma işleminin iptaliyle dava konusu bu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı İ.. Ö.. ve M.. B.. vekili Av. Y.. B.. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman niteliğini yitirmeyen taşınmazlar hakkındaki tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile tescil istemine ilişkindir.
Akçatekir Beldesinde 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu, 1990 yılında 80 nolu Orman Kadastro Komisyonunun 3402 sayılı Kanun gereğince yapılacak çalışmalara esas olmak üzere aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına başladığı ve ilân edildikten sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmediği ve 2/B madde koşullarını taşımayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması nedeniyle 1.100,00 TL vekâlet ücretinin davalı İ.. Ö.. ve Mediha Başer’den alınarak davacı Orman Yönetimi verilmesine, taraflarca 6100 sayılı HMK"nın 297/1-ç ve aynı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK"nın 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilâmının tebliğinden itibaren ilâma karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 22/12/2015 günü oy birliği ile karar verildi.