
Esas No: 2022/1298
Karar No: 2022/6441
Karar Tarihi: 31.03.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/1298 Esas 2022/6441 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık hakkındaki hırsızlık suçu mahkumiyeti kesinleştiği halde, sanığın yaptığı temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme istemi hakkında Yargıtay'ın karar verme yetkisi olduğu belirlendi. Sanığın temyiz edemediği gerekçesiyle eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunduğu anlaşıldı ancak doğrudan sanığın MERNİS adresi ile aynı olan bilinen en son adresine yapılan gerekçeli karar tebliği işleminin geçersiz olduğu belirlendi. Ancak sanığın mahkemeye gönderdiği dilekçelerinden ve mahkeme görüşlerinin sanığa bildirildiğinden haberdar olduğu düşünülerek, temyiz talebi reddedildi ve kararın gerekçesi 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 317. maddesi ile açıklandı. Kararda, Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrası ve 21/1-2. maddeleri detaylı bir şekilde açıklanarak, tebligat işlemlerinin nasıl yapılması gerektiği belirtildi.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, hakkındaki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 23/01/2020 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın 23/01/2020 tarihli dilekçesi ile kararın kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle süresinde temyiz edemediğinden bahisle eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekirken, somut olayda doğrudan sanığın MERNİS adresi ile aynı olan bilinen en son adresine Tebligat Kanunun 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliği işleminin geçersiz olduğu belirlenmiş ise de; sanığın mahkemeye gönderdiği, 16/04/2018 tarihli dilekçesi ile aldığı ceza miktarını da yazmak suretiyle uzlaşma yasasından faydalanmayı talep ettiğinin ve bu talepler ile ilgili mahkeme görüşünün de sanığa bildirildiğinin anlaşılması karşısında; anılan tarih itibariyle karardan haberdar olduğunun kabulü ile 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 23/01/2020 tarihinde temyiz eden sanığın yerinde görülmeyen eski hale getirme talebi ile süresinde olmayan temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, 31.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.