13. Hukuk Dairesi 2016/13766 E. , 2019/4093 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ...’nın kiracısı olduğunu, davalılardan...’nın da ... ile birlikte yaşayan torunu olduğunu, aynı zamanda ... ve...’nın kendileri ile aynı apartmanda oturan komşusu olduğunu, davalılardan ..."nın tedbirsizlik ve dikkatsizliği sonucu ..."ya ait dairede yangın çıkmasına neden olduğunu, bitişik dairede kiracı olarak oturduklarından kendilerinin de zarar gördüğünü, yangın sonucunda ... Ekspertiz Ltd. Şti. tarafından düzenlenen hasar raporunda, zararının 26.811,30-TL olarak tespit edildiğini, bu değerden eşyaların eksime payı olarak %20 karşılığı 5.362,26-TL düşürüldüğünü, bu suretle eşya hasarının 21.449,04-TL olarak kabul edilerek teminat limiti dahilinde 7.344,15-TL’nin kendisine sigorta bedeli olarak ödendiğini, sigorta şirketince tazmin edilen kısımdan arta kalan zararının davalılardan Borçlar Kanununun 41 ve devamı maddelerine göre tahsilinin gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 10.000,00-TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2014/687 esas sayılı dosyada davacı, yangının çıkmasında mutfak tüpünün sibop kısmının arızalı olmasından kaynaklı olduğunu davalı şirket ... A.Ş.’nin yaşanan olaydan sorumlu olduğunu ileri sürerek 10.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Asıl dosya davalıları ile birleşen dosya davalısı, ayrı ayrı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, mahkememizin 2015/201 Esas sayılı dosyasında yer alan Yargıtay 13 HD.nin 02/06/2014 tarih 2013/16320 esas 2014/17015 karar sayılı içtihadında mahkememizin makina mühendisi bilirkişi 13/07/2011 tarihli raporunda dava konusu gaz sızıntısına ve yangına sebebiyet veren mutfak tüpünün sibop kısmının arızalı olmasının sebebiyet verdiği ve buna göre de hesaplanan tazminatın sadece zarar miktarı ile ilgili kısmın bozulduğu, kusura ilişkin kısımların onandığı ve mahkeme tarafından 22/10/2015 tarihinde bu bozma kararına uyulduğu, dolayısı ile meydana gelen dava konusu yangında davalılar ... ve ..."nın kusurlu olmadıkları anılan Yargıtay 13. HD. Nin kararı ile kesinlik kazandığından bu davalılar aleyhine açılan davanın reddine, dava konusu olay Yargıtay 13 HD.nin 02/06/2014 tarih 2013/16320 esas 2014/17015 karar sayılı kısmi onama kararından ve onamaya esas Yrd. ... imzalı 13/07/2011 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere mutfak tüpünün sibop kısmının arızalı olması nedeniyle bu olayda davalı şirketin sorumlu olduğu, üretilen bir eşyanın arızalı üretim nedeniyle hasara sebebiyet vermesinin ancak hukuki sorumluluk doğurduğu, kasıtlı bir hasarlı üretimin iddia edilmediği veya kanıtlanamadığı da anlaşıldığı üzere bu yangın nedeniyle oluşan zararın dava tarihi itibariyle istenebileceği süre dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu 60 maddesi uyarınca 1 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, davalı şirket aleyhine olaydan yaklaşık 5 yıl sonra 17/11/2014 tarihinde davanın açıldığı dikkate alındığında zaman aşımı itirazının da süresinde yapılmış olması nedenile davalı ... AŞ hakkında açılan davanın Borçlar Kanunu 60 ve yeni Borçlar Kanunu 72.maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir.
Somut olayda, davalılar ile birleşen dosya davalısı ... A.Ş. arasında sözleşmesel ilişkinin bulunduğu, yangın çıkmasının ... A.Ş. tarafından üretilen tüpün sibop kısmının arızalı olmasından kaynaklandığının iddia edildiği, birleşen davada ... A.Ş.’ye karşı da bu nedene dayalı davanın açıldığı dikkate alınarak uyuşmazlık tüketici sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olup, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görev konusu, kamu düzenine ilişkin olup, re"sen gözetilir. Görev konusunda kazanılmış hak olmaz. O halde mahkemece, müstakil Tüketici Mahkemesi var ise davaya bakmakla Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi, müstakil Tüketici Mahkemesi yok ise ara kararı ile uyuşmazlığa Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar verilmek suretiyle uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın Asliye Hukuk Mahkemesi olarak görülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre kararı temyiz eden davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararı temyiz eden davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.