12. Ceza Dairesi 2014/19270 E. , 2015/7857 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK"nın 89/4, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, katılan sanık ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gece saatlerinde, aydınlatması bulunmayan meskun mahal dışındaki bölünmüş yoldaki kontrolsüz kavaşağa, sanık ... idaresindeki kamyonet ile kendisine hitap eden “DUR” levhasına rağmen girerek sola döndüğü esnada, aracının sağ arka kısmına sağından kavşağa giren sanık ... idaresindeki otomobil ile fren yaparak çarpması ile kamyonetin devrilmesi sonucu kamyonette bulunan 5 kişinin yaralandığı olayda, sanıklardan . .. kavşaklardan geçiş önceliğine uymadığından asli kusurlu, sanık.. ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından dolayı tali kusurlu olduğu, sanık ... mağdurların tamamının, sanık .. ise şikayetçiler ... ve .. şikayetçi olması karşısında mahkemenin asli ve tali kusurlu sanıklara aynı oranda ceza tayininde ve sürücü belgelerinin aynı süre ile geri alınmasında isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki ceza tayine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A) Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın kusura, sanık müdafinin ise tali kusurlu olduğu kabul edilen sanığa, asli kusurlu olan diğer sürücü ile aynı cezanın verilmesine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık ... hakkındaki hükmün 1. bendindeki “ suç saiki” ibaresinin çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın, diğer sürücünün tam kusurlu olması nedeni ile kendisinin kusurunun bulunmadığına, asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayinine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Yukarıda anlatıldığı şekilde gerçekleşen olayda, şikayetçi... hükümden sonra temyiz aşamasında 30.05.2014 havale tarihli dilekçe ile şikayetinden vazgeçtiği, 5237 sayılı TCK"nın 89/5. maddesinde, bilinçli taksir ile dahi olsa TCK"nın 89/1 maddesindeki yaralanmaların şikayete tabi olduğunun belirtildiği, bu kapsamda sanık ... sadece ... yaralanmasından sorumlu tutulup, eyleminin 5237 sayılı TCK"nın 89/1 maddesinde tanımlanan taksirle yaralama suçunu oluşturacağı gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.