13. Hukuk Dairesi 2016/7066 E. , 2019/4063 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Merkez ... Mahallesi 4479 ada 6 parselde kayıtlı arsa vasfındaki taşınmazın arsa sahibi ... ... ile ... Müteahhitlik Yapı Malzemeleri İnş. Tur. San.Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yüklenici şirketin inşaatı bırakarak yapmadığını, sözleşmeden sonra davalı ..."un belirtilen yükleniciden B Blok Kat 2 bağımsız bölüm 7 nolu daireyi anahtar teslimi satın aldığını ve aynı şekilde bu daireyi kendisine sattığını, şu anda yüklenici işi bıraktığından hiçbir şekilde inşaata başlanmadığını, taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulduğundan kat irtifakı tapusu verildiğini, yüklenici inşaatı yapmadığından dolayı arsa sahibi olan ... "ın yüklenici ve bağımsız bölüm alan kişiler aleyhine tapu iptal ve tescil davası açtığını, davanın derdest olduğunu,kendisinin de davalı olduğunu, dava konusu dairenin anahtar teslimi olarak alacağından ve dairenin teslimi de söz konusu olmayacağına göre keşif sırasında bitmiş olacak bir dairenin belirlenmesi ile birlikte bu bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiğini bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 15.000,00 TL"nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan satın almış olduğu dairenin yüklenicinin işi bırakması nedeniyle tesliminin mümkün olmadığını, diğer bir deyişle sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini davalıdan daireyi anahtar teslimi sözü ile aldığından belirlenecek daire bedelini istemiş, mahkemece taraflar arasında alım-satıma dayalı satış sözleşmesi bulunduğu, dava konusu taşınmazın davalıdan davacıya satışına ilişkin 06.01.2012 tarihli resmi senette, taşınmazın 4.000,00 TL bedelle ..."a satıldığı ve resmi senette, alıcı ..."un satış bedelini nakden ve tamamen aldığını kendi imzası ile beyan ettiği, incelenen resmi senette taşınmazın anahtar teslimi olacak şekilde teslim edilmesine ilişkin herhangi bir ihtirazı kayıt ya da bu anlama gelebilecek bir şerh bulunmadığını, taşınmazın anahtar teslimi olarak teslim edileceğine dair taraflar arasında yapılan bir yazılı sözleşme sunulmadığını,davalının dava konusu taşınmazı satarken hiçbir taahhütte bulunmadığı, davacının binanın olmadığını bildiğini beyan ettiği, aksi durumun davacı yanca yazılı delille kanıtlanamadığı, yüklenicinin halefi durumunda bulunan davacının, ancak kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki edimini yerine getirme koşuluyla arsa sahiplerinden talepte bulunabileceği, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak davalıdan dava dilekçesinde belirttiği talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
BK’nın 117. maddesinde (6098 sayılı TBK m.136) yer alan şekilde, borçluya yükletilemeyen sonraki imkânsızlık hallerinde borçlunun borcu sona ereceğinden, borçlunun karşı taraftan aldığı şeyleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerekir.
İmkansızlık, borçlunun kusuruna dayanıp dayanmamasına değil, genel olarak borçlunun bu imkânsızlıktan sorumlu tutulup tutulmayacağına göre tasnif edilmelidir. Nitekim, BK’nun 117. maddesinde (6098 sayılı TBK m.136) kullanılan tabirler de bu görüşü desteklemektedir. Yani, kanun kusursuz olmayı değil, sorumlu olmamayı aramaktadır.
Somut olayda,davalı 06.01.2012 tarihli resmi senetle dava konusu daireyi 4.000,00 TL bedelle davacıya sattığı, dava dışı arsa sahibi ... ’ın müteahhit şirket, daireleri teslim alanlara karşı, yüklenici ile yapmış olduğu inşaat sözleşmesi uyarınca ... İli, ... Mah. 19 pafta - L-I, ada 4479, parsel;3-4 ve 5 adına kayıtlı taşınmazların inşaat sözleşmesine rağmen inşaatın yapılmadığından bahisle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin fesih edilmesi ve bu taşınmazların üzerindeki takyidatlardan ayrı olarak tapuların iptali ve tescil davasının 13.12.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda söz konusu imkansızlıktan davalı satıcı,davacı alıcıdan almış olduğu bedel kadar sorumlu olmalıdır. Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.