Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/7079
Karar No: 2019/4053
Karar Tarihi: 27.03.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/7079 Esas 2019/4053 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, böbrek taşı kırdırmak için gittiği hastanede yapılan yanlış teşhis ve tedaviler sonucu sol gözünde %100 görme kaybının oluştuğunu, estetik olarak da gözün çıplak kullanılamayacak bir hal alarak renginin grileştiğini ileri sürerek davalı doktorlar ve hastane hakkında tazminat davası açmıştır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ancak raporun yeterli açıklamayı içermediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Kararda, vekilin özen borcuna aykırılık halinde sorumlu olduğu, doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurlarının sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, mesleki iş gören vekil özenle davranma yükümlülüğünde olup en hafif kusurundan bile sorumludur. Kararda anılan kanun maddeleri BK 386-390 ve 394/1, TBK 400 ve 502.506 ve 510'dur.
13. Hukuk Dairesi         2016/7079 E.  ,  2019/4053 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, böbrek taşı kırdırmak için gitmiş olduğu Özel ... Park Hastanesinde gözünde oluşan ağrı nedeniyle de muayene olduğunu yapılan yanlış teşhis ve tedaviler sonucunda sol gözünde %100 görme kaybının oluştuğunu, estetik olarak da gözün çıplak kullanılamayacak bir hal alarak renginin grileştiğini, tek gözüyle yaşamaya çalıştığını, davalı doktorların gerek teşhis gerek tedavi sürecinde özen yükümlülüklerine yerine getirmediklerini, hastane, ilaç muayene ve ameliyat masrafları yönünden de maddi zarara uğradığından olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte 1.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı, davalı hekimlerin işini gerektiği gibi dikkat ve özenle yapmaması sonucu uğradığı zarardan hekim ile birlikte hastanenin de sorumlu olduğu iddiası ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; 12.02.2011"de Özel ... Park Hastanesinde katarakt ameliyatı olan 1945 doğumlu davacı adına düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde ameliyat öncesi muayenenin Op.Dr.... tarafından yapıldığı, ameliyata karar verildiği, ameliyatın ise aslında ... Göz Hastanesi Merkezinde görevli Dr.... tarafından gerçekleştiği, diyabetik hastalarda fakoemülsifikasyon yöntemi ile uygulanan katarakt cerrahisinde, cerrahın herhangi bir kusuru olmaksızın hastanın bağışıklık mekanizmalarının düşük olmasına bağlı olarak dışarıdan alınarak veya vücutta halihazırda bulunan mikroorganizmaların çoğalması neticesinde endoftalmi adı verilen görme kaybı ile sonuçlanabilen enfeksiyonlar görülebileceği, sıklıkla bakteriyel kaynaklı olan bu enfeksiyonlar vücudun savunma sisteminin düşük olduğu bilinen diyabet gibi hastalıklarda nadiren mantar kaynaklı da olabileceği, yavaş seyirli olabilen mantar enfeksiyonlarının tanısının güç ve tedaviye yanıtlarının kötü olduğunu, katarakt olan hastalarda göz dibi yeterince aydınlanmadığından eğer göz içerisinde ameliyat öncesinde var olan mantar endoftalmisi varsa tespit edilmesinin mümkün olamayacağını, bu nedenle ameliyat kararı verilmesinde tıbben bir hatanın olmadığı kanaatine varıldığını, ameliyat sonrasında göz dibi rahat aydınlandığından iltahabi reaksiyonun ameliyat sonrasında fark edilmiş olması, enfeksiyonun ameliyat öncesinde de göz içerisinde mevcut olmasının mümkün olabileceğini, bu durumun kesin olarak bilinemeyeceğini, göz içerisinde iltahabi reaksiyon gözlendiğinde ilk yaklaşım göz içi sıvılardan örnek alınması ve ardından bu göz içine antibiotik verilmesi, bu olgunun ameliyat sonrası takiplerinde ilk aşamada 12.03.2011 tarihinde antibiyotik enjeksiyonları yapılması tıbben doğru olduğunu ancak bu esnada girilen tanı her iki gözde yaşa bağlı maküla dejenerasyonu olup bu tanının yanlış yazıldığı düşünüldüğünü, bu olguda göz içerisinden örnek alındığına dair bilginin olmadığını, ancak endoftalimi özellikle mantar endoftalmisi en yoğun ve en etkin tedaviye rağmen sıklıkla kötü sonuçlanabileceğini bu nedenle tedavinin zamanlamasının hastanın sonuç görmesi üzerinde etkisinin olmadığı belirlenmiş, mahkemece bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
    Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır.(BK 386-390)(TBK 502.506)
    Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki iş gören vekil özenle davranma zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (BK 321/1 md)(TBK 400). O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafifte olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.
    Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, BK 394/1(TBK 510) maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.
    Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya bakılacak olursa; mahkemece Adli Tıp ve Üniversite Kurulu bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilmiş ise de; raporlar hüküm vermeye elverişli değildir. Öyle ki raporda sol gözünde meydana gelen mantarın ne zaman oluştuğu, katarakt ameliyatından önce olup olmadığı, bu ameliyatta ve sonrasında yapılan tahlillerin, tanının, ameliyat kararının doğruluğu ve yerindeliği tartışılmamış, hasta kayıtlarının düzenli tutulup tutulmadığına da yer verilerek her bir hekim için tatmin edici cevaplar verilmemiştir. Bu hali ile, hükme esas alınan rapor yeterli açıklamayı içermediği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, göz hastalıkları konusunda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir üniversiteden, akademik kariyere sahip üç (3) kişilik bilirkişi kurulundan, yukarıdaki saptamalar ışığında davalı hekimlere atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususlarında, nedenlerini açıklayıcı, davacı tarafın itirazlarını karşılayacak mahiyette, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi