8. Hukuk Dairesi 2012/7501 E. , 2012/7635 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
... (....) ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ...Aile Mahkemesinden verilen 18.04.2006 gün ve 1122/349 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların evlilik tarihinden önce davalının üye olduğu kooperatif hissesine ilişkin ödemelerin evlilik birliği içinde yapıldığını, vekil edeninin katkıda bulunduğunu açıklayarak, belirlenecek katkı payı alacağının davalıdan tahsili ile vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesi 500 TL üzerinden harçlandırılmış, 17.03.2006 tarihli ıslah dilekçesiyle 6465 TL.nin faiziyle tahsilinin talep edildiği bildirilmiştir.
Davalı, evlenmeden evvel üye olduğu uyuşmazlık konusu kooperatif üyeliğine ilişkin ödemeleri bizzat yaptığını, 1992 yılında ferdileşmeyle adına sicil oluştuğunu, ödemelerin ise 1995 yılına kadar devam ettiğini, davacının evlilik birliği içinde kısa süreli çalışmaları olduğunu ve katkısı bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6465 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükmün kabule ilişkin bölümü davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 05.02.1991 tarihinde evlenmiş, 05.07.2002 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 23.08.2004 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur. Dava konusu, davalının 05.03.1984 tarihinde üyesi olduğu kooperatif hissesi ferdileşme üzerine 1317 ada 1 parselde A Blok 1 numaralı mesken 19.03.1992 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir.
TMK.nun 179.maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Taraflar arasında başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı MK.nun 170. maddesi uyarınca “mal ayrılığı”, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise 4721 sayılı TMK.nun 202. maddesi hükmü uyarınca yasal “edinilmiş mallara katılma” rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/2.maddesi uyarınca boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir.
Dava konusu taşınmazın edinim tarihi itibariyle, eşler arasında 743 sayılı MK.nun 170. maddesi hükmü uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan uyuşmazlığın Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekir. 743 sayılı MK.nun yürürlükte bulunduğu, 01.01.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, eşlerin birbirlerinden katkı payı karşılığında tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya parayla ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir. Mahkemece, taraf tanıkları dinlenilmiş, kooperatife üyelik tarihinden ödemelerin sona erdiği tarihe kadar yapılan ödeme dökümleri getirtilmiş, niza konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri belirlenerek dosya hukukçu bilirkişiye tevdii edilmiştir. Bilirkişi 21.07.2005 tarihli raporunda toplam ödemenin % 12,5"lik bölümünün evlilik sonrası dönemde yapıldığını belirleyerek, hakkaniyete göre davacı tarafın katkısının bunun yarısı oranında kabul edilmesi gerektiğini bildirerek, dava tarihi itibariyle taşınmazın değerine çarpımı üzerine davacının katkı payı alacağını 3125 TL olarak hesaplamıştır. Tarafların itirazı üzerine alınan 20.06.2005 tarihli ek raporda ise, davacı tarafın itirazı doğrultusunda birlikte yaşamın resmi evlilik tarihinden evvel başladığı ve 1990 yılından itibaren yapılan kooperatif ödemelerine davacının katkıda bulunduğunun kabulüyle katkı oranı ve davacının katkı payı alacağı yeniden hesaplanmış, ek raporun mahkemece benimsenmesi üzerine yazılı şekilde hüküm verilmiştir. TMK.nun 134 vd. maddeleri ile Evlendirme Yönetmeliğinin 27.maddesine göre evlilik akti evlendirmeye yetkili memur önünde irade bildirimiyle kurulur. Dava, davalının evlilik tarihinden evvel üyesi bulunduğu kooperatif hissesine ilişkin olarak evlilik birliği içinde yapılan ödemelere katkıda bulunulduğu iddiasıyla açıldığına ve Aile Mahkemesi tarafından hükme bağlandığına göre, birlikte yaşamın evlilik tarihinden önce başladığı savına itibarla evlilik tarihinden önceki ödemelere de katkıda bulunulduğuna dair ek rapora itibar edilmesi; 21.07.2005 tarihli rapora değer verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kabul şekline göre de; dava dilekçesi 500 TL"den harçlandırılmış, bilahare ıslah dilekçesiyle talep arttırılmıştır. Harçlandırılan dava değeri ve talep nazara alınarak dava ve ıslah tarihinden itibaren kademeli olarak faize hükmedilmesi gerekirken, hükmolunan alacağın tümünün dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiş olması da hatalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde 80,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 20.09.2012 tarihinde oybirliyle karar verildi.