
Esas No: 2022/1203
Karar No: 2022/7051
Karar Tarihi: 11.04.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/1203 Esas 2022/7051 Karar Sayılı İlamı
2. Ceza Dairesi 2022/1203 E. , 2022/7051 K."İçtihat Metni"
Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/2, 59/2 ve 81/2. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'un ise anılan Kanun'un 493/2, 65/3, 522 ve 59/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/06/2002 tarihli ve 2001/1370 esas, 2002/598 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri gereğince yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, sanık ...'ın, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d, 143, 145 ve 62. maddeleri gereğince 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'un ise 765 sayılı Kanun daha lehine olduğundan 24/06/2002 tarihli hükmün aynen infazına ilişkin Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2005 tarihli ve 2001/1370 esas, 2002/598 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/11/2021 gün ve 18711/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/01/2022 gün ve 2021/147171 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691 esas, 2005/3395 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431 esas, 2005/12718 karar sayılı ilâmlarına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5252 sayılı Kanun’un 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden hükümlüler ... ve ... hakkında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde kararlar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (KAYSERİ) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 09/06/2005 tarihli ve 2001/1370 E., 2002/598 K. sayılı ek kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 11/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.