10. Hukuk Dairesi 2016/7662 E. , 2016/9527 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyarak isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Eldeki dosyada, davacının 02.01.2002-21.03.2013 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemli açmış olduğu davada mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, 02.01.2002-31.01.2003 tarihleri arasında kurulan tespit hükmü isabetli ise de; 01.02.2003-21.03.2013 tarihleri arasında kurulan tespit hükmü eksik araştırma ve inceleme nedeniyle isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş, tarafların gösterdiği delillerle yetinilmeyip, kendiliğinden araştırma yapılarak, davacının çalışmasının gerçekliği, işin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla öncelikle, davalı işverenin talep döneminde, kapsamdan çıktığı 31.01.2003 tarihinden tekrar kapsama alındığı 01.02.2013 tarihine kadar faaliyetinin devam edip etmediği ve bu kapsamda davalı işverenin vergi mükellefiyet bilgileri, varsa yoklama tutanakları araştırılmalı, davalı işyerinin vergi dairesine davaya konu dönemde muhatasar beyannamelerde kaç işçi bildirdiği ve davacının anılan dönemde adının geçip geçmediği araştırılmalı, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı
kaldığı hususu ile davacıya ödemelerin nasıl yapıldığı, çalışma gün ve saatleri araştırılmalı; mevcut tanık beyanlarının kabul edilen dönem yönünden hüküm kurmaya yeterli olmadığından hareketle, re"sen seçilecek bordro tanıkları ile aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler ilgili kolluk ve kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, çelişkiler vaki olursa, usulünce giderilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, davacının davalı 25 nolu kooperatifte çalıştığı iddia etmesi nedeniyle ,,,Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasının yazısında davalı işyerinin dışında 2 tane daha (11, 66 nolu) kooperatifin de yolcu taşımacılığı yaptığı, davalı kooperatifin ayda 10 gün yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunduğu şeklinde cevabı da göz önüne alınarak davacının çalışma süresinin tam zamanlı mı yoksa kısmi zamanlı mı olduğu araştırılmalı varsa yargılama sürecinde çelişki giderilmeli bu kapsamda çalışma süresi açık ve net bir biçimde belirlenmeli böylece gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.