
Esas No: 2022/1222
Karar No: 2022/7354
Karar Tarihi: 13.04.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/1222 Esas 2022/7354 Karar Sayılı İlamı
2. Ceza Dairesi 2022/1222 E. , 2022/7354 K."İçtihat Metni"
Karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03/05/2021 tarihli ve 2020/9623 soruşturma, 2021/7143 esas, 2021/4100 sayılı iddianamenin iadesine dair Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2021 tarihli ve 2021/213 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2021 tarihli ve 2021/917 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/11/2021 gün ve 14617-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/12/2021 gün ve 2021/144775 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 18/11/2020 tarihli ve 2020/7267 esas, 2020/11586 karar sayılı ilâmında yer alan, "....eylemin suç oluşturduğu sabit olduğundan suçun oluşup oluşmadığına ilişkin mahallinde bir keşif yapılarak bilirkişi raporu tanzimine lüzum bulunmadığı; somut olayda, Cumhuriyet Savcısının, kolluk marifetiyle sanığa, bilirkişiye dosya üzerinden hesap yaptırmak suretiyle belirlenmiş olan vergili ve cezasız kurum zararı miktarını ödeyip ödemeyeceği ve ödenmesi kamu davası açılamayacağı hususunda 03.01.2020 tarihinde ihtaratta bulunduğu, sanığın alınan savunmasında yazılı miktarı ödeyecek gücü olmadığından kaçak elekrik miktarını ödeyemeyeceğini bildirmesi üzerine, Cumhuriyet Savcılığınca 13.02.2020 tarih ve 2020/2286 Esas numarası ile iddianame düzenlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden isabetsizlik görülmediğinden, Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli ve 2020/144 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE..." şeklinde belirtildiği üzere, bilirkişi marifetiyle vergili ve cezasız kurum zararının tespit edilerek ödenmesi durumunda kamu davası açılmayacağı hususunda şüpheliye ihtarda bulunulmasının dava açmak bakımından yeterli olduğu, keşif yapılmasının zorunlu olmadığı nazara alındığında, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bilirkişi marifetiyle normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız gerçek zarar miktarı tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikâyetçi kuruma ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağına dair bildirimde bulunulduğu, ancak şüphelinin maddi durumunun kötü olduğunu belirterek, zararı karşılayamayacağını beyan etmesi üzerine iddianame tanzim edildiği gözetilmeden, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2021 tarihli kararında "... usulüne uygun keşif yapılıp bilirkişi raporuna göre tespit edilen zararı karşılaması için şüpheliye zararı gidermesi için zararın miktarı, ödeme yeri ve süresi gösterilen ihtaratın usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekirken keşif yapılmaksızın usulüne uygun olarak alınmayan bilirkişi raporuna dayanarak kamu davasının açılması olması, ..." şeklinde yer alan gerekçe ile iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca müşteki kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, şüpheliye miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı;
Dosya içerisindeki 25.11.2019 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında, “Abonenin sayaç dışından kablo çektiğinin” belirtildiği, bu kullanım şekline göre elektrik enerjisinin sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesinden dolayı suçun oluşup oluşmadığına ilişkin mahallinde bir keşif yapılarak bilirkişi raporu tanzimine lüzum bulunmadığı; Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısınca yapılması gerekenin, şüpheli tarafından yapılmış bir ödeme varsa bunun miktarı müşteki kurumdan sorulup ödediği toplam miktarın bilirkişiye dosya üzerinden hesaplattırılacak olan müşteki kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını karşılaması durumunda şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, herhangi bir ödeme yoksa veya ödeme olup da bu ödenen miktar müşteki kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını karşılamıyorsa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair şüpheliye bildirimde bulunulması ve sonucuna göre ödeme yapılıp müşteki kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı karşılanır ise şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, ancak bu bildirimden sonra yine ödeme olmaması durumunda ise şüpheli ... hakkında iddianame tanzim edilmesi gerektiği anlaşılmakla; somut olayda yukarıda açıklamalara uygun şekilde keşif yapılmadan, dosya üzerinde alınan bilirkişi raporu ile müşteki kurumun vergili ve cezasız gerçek zararın tespit ettirildiği, şüpheliye miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulduğu ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmemesinden dolayı usule uygun olarak iddianame düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (DİYARBAKIR) 1. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 10/06/2021 tarihli ve 2021/917 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 13/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.