Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/4504
Karar No: 2021/3781
Karar Tarihi: 07.06.2021

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2019/4504 Esas 2021/3781 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2019/4504 E.  ,  2021/3781 K.

    "İçtihat Metni"

    14. Hukuk Dairesi

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25/12/2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06/05/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    _ K A R A R _
    Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, alacak isteğine ilişkindir.
    Davacı vekili, muris ..."in 05/02/2011 tarihinde vefat ettiğini, geriye oğlu ..."in mirasçı kaldığını, murisin sağlığında askerden malülen emekli olduğunu, emekli ikramiyesi ve murisin o zamanki eşi ...’nın ziynet birikimleri ile dava konusu Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, Uncalı Mahallesi 7624 ada 1 parselde bulunan 8 No"lu bağımsız bölümü satın aldığını, taşınmazın satın alındığı tarihte taşınmazın 1/2 payı ... adına, geri kalan 1/2 payının ise murisin rahatsızlığı nedeniyle davalı olan babası ... adına tapudan tescil edildiğini, murisin babası hak sahibi olmadığından tescile razı olunduğunu, murisin 05/02/2012 tarihinde vefat ettiğini, dava konusu parselde bulunan davalı adına kayıtlı 1/2 hissenin tescil işleminin muvazalı olduğunu, davalının 10/05/2011 tarihinde el yazısı ile yazılmış ıslak imzalı bir belge verdiğini, bu belgede dava konusu 8 No"lu bağımsız bölümün Jale Kandemir ile ortak tapulu dairede herhangi bir hakkım ve talebim yoktur 1/2 hissesi oğlum adına üzerime yürütülmüştür yazılı ibare bulunduğunu, dava konusu taşınmazın murisin ikramiyesi ile satın alındığını, o tarihte vasi olan ... olan adına hesap hareketlerinden durumun açıkça anlaşıldığını, bu nedenlerle dava konusu parseldeki davalı adına olan 1/2 oranında ki hissenin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının davacı ..."in dedesi olduğunu, muris ...’in rahatsızlığı döneminde emekli aylığı bağlanmadan önce maddi sıkıntı çektiğini, davalının kendi emekli maaş kartı gelirini gelini ... verdiğini, muris ... emekli olunca tüm yasal haklarının ...’ya verildiğini ve ikamet etmek için ev almak istendiğini, davalının yardım ederek Ziraat Bankasından kredi çektiğini, evin alınmasından bir sene sonra muris ..."in rahatsızlığı nedeniyle ... tarafından 2010 yılında boşanma davası açıldığını, boşanma davası ve oğlunun annesinin yanında kalmasından dolayı murisin üzüntü duyduğunu, davalının oğlunun bu durumu nedeniyle daha büyük sıkıntı yaşanmaması boşanma davasının geri çekilmesi için 10/05/2011 tarihli belgeyi vermek zorunda kaldığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi muvaza olsaydı evin alınması sırasında bu belgenin verilmesi gerektiğini, murisin boşanmak istememesi nedeniyle verilen adi bir belge olduğunu, yine ... sözde ziynet eşyaları ve bankadaki parayla tamamını satın alacağı taşınmaza kayınpederinin taşınmaza ortak edilmeyeceğini, muris ..."in kıdem tazminatı ile vasi olarak yarı hisseyi kendi adına aldığını bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
    İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.
    İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.
    İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.
    İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
    İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
    Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “Delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “Tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.
    Yazılı delil veya “Delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14-516 Esas, 2015/2838 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.)
    Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir. Uyuşmazlık inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir. Dava dilekçesine ekli 10.05.2011tarihli davalı ...’in imzasını ihtiva eden belgede “...1/2 tapu oğlum adına yürütülmüştür...” ibaresi taşıması nedeni ile muris ... ile davalı ... arasında inanç sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.
    Bu durumda mahkemece, davacı tarafından dava dilekçesine eklenen 10.05.2011 tarihli belge ile inanç sözleşmesinin varlığı kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken, söz konusu yazılı belge göz ardı edilmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi