Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4461
Karar No: 2019/1251

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/4461 Esas 2019/1251 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2017/4461 E.  ,  2019/1251 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Taraflar arasında görülen davada ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/03/2017 tarih ve 2015/864 E - 2017/204 K sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen .../07/2017 tarih ve 2017/368-2017/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp,
    Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 18/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin ....6.4.maddesinde, sözleşmede sabit faiz oranı belirlenmediğini, faiz oranlarının bankaca müşteriye 7 gün öncesinden ihbarda bulunulmak kaydıyla değiştirilerek uygulanacağının yer aldığını, kullanılan kredinin herhangi bir süre ile sınırlandırılmadığını, davacıya kullandırılan kredinin "rotatif kredi " olarak tabir edilen ve vade sonu olmayan bir kredi türü olduğunu, bu kredi tipinde kredinin geri ödeme takviminin belirlenmeyip, kısa vadeli cari hesap şeklinde çalışıldığını, müvekkili tarafından kredinin teminatı olarak kulübün TFF’den olan hak edişlerinin davalı bankaya temlik edildiğini, rotatif kredi kullanan tarafın dilediği zaman krediyi kapatabilme hakkına sahip olduğunu, bu nedenle "erken kapama " durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin davalı bankadan kullanmış olduğu rotatif krediyi sona erdirmek istediğini, bunun üzerine davalı banka tarafından 01/4/2015 tarihli yazı ile erken ödeme halinde 396.924,08 TL tutarında erken kapama komisyonu ve bunun %5 BSMV bedeli olan ....846,... TL ödenmesi gerektiğinin müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin o günkü işlerinin aciliyeti ve faiz baskısı nedeniyle bu bedelleri ödemek zorunda kaldığını, ancak haksız şekilde alınan bu bedellerin iadesi gerektiğini belirterek 416.770,29 TL"nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, akabinde 30.06.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle, talebini faiz başlangıç tarihi ve türü yönünden ıslah ederek, 416.770,29 TL"nin ....04.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı vekili, davacının kredinin erken kapatılması karşılığında erken kapama komisyonu ödemeyi kabul ettiğini ve hiç bir ihtirazı kayıtta bulunmadan ödemeyi yaptığını,taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde erken kapama halinde komisyon alınacağının açıkça düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan kredinin teminatı niteliğinde olan yayın gelirlenin TFF tarafından ödendiği tarihlerin belli ve ödeme miktarlarından da öngörülebilir olduğunu, müvekkilin de bu tarihleri gözeterek kredi vade tarihlerini belirlediğini, bu nedenle taraflar arasındaki kredinin rotatif
    değil spot kredisi niteliğinde olduğunu, davacının krediyi erken kapama yoluna gitmesinin müvekkilini faiz gelirleri yönünden zararına sebebiyet verdiğinden erken kapama komisyonu tahsilinde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre, bankanın verebileceği kredi türleri arasında cari hesap (rotatif) kredinin de bulunduğu, davacı tarafça 14 adet kredi kullanım formunda rotatif sütunun işaretlendiği, bunların bankaya sunulduğu ve kredi alındığı bu formlara davalının bir itirazının olmadığı, dolayısıyla kullanılan kredinin vadeye bağlanmamış rotatif kredi olması nedeniyle erken kapama komisyonu alınamayacağı, davacının işlerinin aciliyeti ve faiz baskısı nedeniyle bu bedeli ödemek zorunda kaldığı ve iadesini isteyebileceği gerekçesiyle, 416.770,29 TL’nin .../4/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    Karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
    İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davacıya 14 adet kredi kullandırıldığı, kredi talep forumlarında kredinin türünün rotatif kredi olarak işaretlenmiş olduğu, zikredilen kredi türünde herhangi bir vade söz konusu olmadığından, erken kapama halinde erken kapama komisyonu alınamayacağı, davalı yan, kredinin spot kredisi olduğuna yönelik savunmalarını ispat eder nitelikte delil sunmadığından bu yöndeki iddialara itibar edilmediği, davalı vekilinin, davacının mutabakatla ve çekincesiz olarak dava konusu ödemeyi yapmış olması nedeniyle talepte bulunamayacağını savunduğu, davacı yanın da yüksek faiz baskısı altında olduğu için krediyi bir an önce kapatmak istediği için ödemeyi yaptığını iddia ettiği, davacının önemli miktardaki alacağını davalıya temlik ettiği ve bunu kaldırmak arzusunda olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, davacının daha uygun kredi imkanlarından yararlanmak için alacakları üzerindeki temlik işlemlerini bir an önce kaldırmak amacıyla davalının istediği ödemeyi yaptığının kabulü gerekeceği, ayrıca, ödemeyi yaptıktan sonra makul süre içinde ihtar göndererek alacağını talep ettiği, bu nedenle davacının alacağını talep hakkının bulunduğu, kaldı ki, bir güven kurumu olan bankanın, rotatif kredide esasen tahsil etmemesi gereken bir parayı haksız olarak tahsil etmesi sonrasında TBK 78.maddesine dayanmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, güven kurumu olan bankanın talebine bir an için inanarak, yani böyle bir borcun var olduğu düşüncesiyle ödeme yapan müşterinin, sonradan yaptığı araştırma ile borçlu olmadığına kesin kanaat getirerek talepte bulunmasına da engel bulunmadığı, davacının faizin başlangıç tarihini ve türünü 30/06/2016 tarihli dilekçesi ile ıslah ettiği, mahkemenin de ıslah dilekçesini nazara alarak hüküm kurduğu, bu sebeple faizin başlangıç tarihine ve türüne yönelik davalı itirazlarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
    Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye ....351,58 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/02/2019 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

    KARŞI OY


    Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda gerek Bölge Adliye Mahkemesi ve gerekse Yargıtayca hükmedilecek istinaf red harcı ile temyiz onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.
    492 sayılı Harçlar Yasası"nın .... maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı",
    (1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",
    1/e maddesinde de "yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay"ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" düzenlenmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-...,... maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen "esas hakkında" karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.
    Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki "esastan" ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)
    Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir.(Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99)
    1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.
    Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası"nın 73/... maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına" ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.
    Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.
    Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastdan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin ....a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararına, alınan harcın niteliğine göre maktu olmalıdır.
    Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın e çoğunluk görüşüne katılamıyorum.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi