22. Hukuk Dairesi 2015/11468 E. , 2016/17971 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde yirmiüç yıldan fazla süre ile sigortasız olarak çalıştırıldığını ve iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın işverence feshedildiğini beyanla kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarını talep etmiştir.
Davalıların cevaplarının özeti:
Davalı ... vekili, davacının çalıştığı kreş ve anaokulunun müvekkili idareden ayrı olarak kurulduğundan kendilerine husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davacının imzalamış olduğu ibranameye göre hiçbir alacağının kalmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı ve davalı Bakanlık vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İbranamede yer almayan işçilik alacakları bakımından, borcun sona erdiği söylenemez. İbranamede yer alan işçilik alacaklarının bir kısmı yönünden savunma ile çelişkinin varlığı ibranameyi bütünüyle geçersiz kılmaz. Savunma ile çelişmeyen kısımlar yönünden ibra iradesine değer verilmelidir. Başka bir anlatımla, bu gibi durumlarda ibranamenin bölünebilir etkisinden söz edilebilir. Bir ibraname bazı alacaklar bakımından makbuz hükmünde sayılırken, bazı işçilik hak ve alacakları bakımından ise çelişki sebebiyle geçersizlikten söz edilebilir. Aynı ibranamede çelişki bulunmayan ve miktar içermeyen kalemler bakımından ise borç ibra yoluyla sona ermiş sayılabilir.
Somut olayda, davacı işçi davalıya ait hastane işyerinde 28.11.1982-06.06.2006 tarihleri arası çalıştığını iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürmüş, davalı Bakanlık davacının imzalamış olduğu 06.06.2006 tarihli ibraname ile idareyi ibra ettiğini savunmuştur. Alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan 06.06.2006 tarihli ibraname başlıklı belge, yerleşik Yargıtay uygulamaları gözetilerek geçerli bir ibraname kabul edilmemişse de makbuz niteliğinde değerlendirilerek davacıya ödendiği belirtilen 7.000,00 TL hesaplanan kıdem tazminatı alacağından mahsup edilmiştir. Mahkemece rapora göre dava konusu kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre anılan belgenin geçerli bir ibraname olarak kabul edilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna karşın makbuz niteliğinde kabul edilen belgede yazılı ödemenin, hangi işçilik alacağına ilişkin olduğu belirtilmediği gibi davalı tarafça dosyaya ibraz edilen Kocaeli Devlet Hastanesi Kreş ve Anaokulu Yönetim Kurulu Kararı başlıklı belgeden davacıya olağanüstü gayret çalışkanlık ve başarıları sebebiyle 7.000,00 TL ödül verilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu ödemenin yönetim kurulu kararı uyarınca davacıya ödül olarak verildiği halde kıdem tazminatı alacağından mahsubu hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de iş sözleşmesinin davalı işverence haklı sebep olmaksızın feshedildiği ispatlanamadığı halde mahkemece davacının iş sözleşmesini emeklilik gerekçesi ile feshettiğine ilişkin kabul isabetli olmamıştır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.