13. Hukuk Dairesi 2012/28094 E. , 2013/4291 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davalı kurumun avukatı olarak Mesudiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/34 esas sayılı davası ile bu davaya karşılık açılan davayı vekil olarak takip ettiklerini, yargılamanın devamı sırasında davalı tarafından haksız olarak azledildiklerini, asıl davaya ilişkin düzenledikleri 16.07.2008 tarihli serbest meslek makbuzu ile 28.295,60 TL talep ettiklerini, davalı tarafından bu makbuza konu alacağın 26.000 TL kısmının ödendiğini,bakiye 2.295,60 TL ile birleşen dava vekalet ücreti olan 15.213,45 TL ücretin ödenmediğini, bu bedelin tahsili için davalı hakkında icra takibi yaptıklarını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı avukatların davalı kurumu zarara uğratan kişiler aleyhine açılan ceza davasında sanık olan kişileri vekil olarak temsil etmeleri nedeniyle azledildiklerini ve azlin haklı sebebe dayandığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, azlin haklı olduğu ancak davacı vekilin takip ettiği davadaki emek ve mesaisine karşılık olmak üzere 9.902,32 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının takip dosyasındaki 9.902,32 TL alacağa ilişkin itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Temsil ve vekalet ilişkisi tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekalet sözleşmesi, sonucu itibariyle bir güven ilişkisi olduğundan vekalet konusunun yerine getirilmesinden vekile düşen başlıca yükümlülük onu özen ve sadakatle ifa etmesidir. Vekilin güven sarsıcı hareketleri nedeniyle azli halinde azlin haklı sebebe dayandığının kabulü gerekir. Somut uyuşmazlık itibariyle ;Davacı avukatların davalı kurumun vekaletini üstlenerek vekalet ücretine esas bu davanın konusu olan Mesudiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/34 esas sayılı dava dosyasını takip ettikleri sırada davalı kurumu zarara uğrattıklarından bahisle haklarında Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/72 esas sayılı dosyasında dava açılan sanıkların vekaletini üstlendikleri anlaşılmaktadır. Davacı avukatlar, davalı kurumun mağdur olarak yeraldığı Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/72 esas sayılı dosyasında yargılanan sanıkların vekaletini üstlenerek davalı ile aralarındaki vekalet akdinin esaslı unsurlarından güven unsurunu ihlal etmişlerdir. Bu itibarla davalı kurum tarafından,davacı avukatlar hakkında yapılan azil işlemi mahkemeninde kabulünde olduğu üzere haklı sebebe dayanmaktadır.
Avukatlık Kanununun 174. maddesine göre Avukatın kusur ve ihmalinden kaynaklanan nedenlerle azledilmesi halinde herhangi bir ücret talep edemeyeceği düzenlenmiş olup,azil tarihi itibariyle vekalet ücretine esas bu davanın konusu olan Mesudiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/34 esas sayılı dava dosyasının derdest olması itibariyle tamamlanan bir iş bulunmadığından davacı vekiller hiçbir ücret talep edemeyecektir. Öyle olunca mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacı tarafların ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenle davacı tarafların ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.