Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/8686
Karar No: 2013/4284
Karar Tarihi: 25.2.2013

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2012/8686 Esas 2013/4284 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2012/8686 E.  ,  2013/4284 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ... ile davalılar vekili avukat ..."un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacılar, davalıların murisinin kardeşleri olduğunu, babalarından intikal eden taşınmazı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müteahhide verdiklerini ve bu sözleşmeye göre beş adet dairenin kendilerine düştüğünü, bu taşınmazlara ilişkin davalıların murisi ile yapılan sözlü taksim anlaşması ile 1-10 nolu dairelerin davacı ..."e diğer 7-9-11 nolu dairelerin davacı ... ve davalıların murisine bırakıldığını, bu üç dairenin satılarak bedelinin davalıların murisi ve davacı ... arasında paylaştırılmasının kararlaştırılarak bu anlaşma doğrultusunda davalıların murisine verilen vekaletle taşınmazlardan 7 nolu dairenin 95.000 TL, 9 nolu dairenin 110.000 TL bedelle satıldığını, satış bedelinden 100.000 TL"nin davalı tarafından davacı ..."in hesabına yatırıldığını, bilahare 25.000 TL elden , 25.000 TL banka havalesi ile davalıların murisine borç olarak tekrar verildiğini, sonrasında davalıların Murisinin vefatı ile davalı mirasçılar tarafından satılmayan 1-10 ve 11 nolu üç adet daireye ilişkin ortaklığın giderilmesi davası açılarak mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini belirterek; Mahkemece taraflar arasında yapılan taksim sözleşmesine göre paylaşım yapılmasına, bunun mümkün olmaması halinde satılan dairlere nedeniyle davalıların uhdesinde kalan 155.000 TL"den paylarına düşen 90.000 TL"nin işlemiş faiziyle davalılardan tahsilini talep etmişlerdir.
    Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Davacılar, davalıların murisi ile kardeş olduklarını, babalarından mirasen intikal eden taşınmaz üzerine yapılan beş adet dairenin taksimine ilişkin olarak aralarında sözlü anlaştıklarını, bu anlaşma kapsamında davalıların murisine verdikleri vekalete dayalı olarak davalıların murisinin dava konusu 7 ve 9 nolu daireleri sattığını, tahsil ettiği bedelden 100.000 TL kısmını davacı ..."e ödediğini, sonrasında Davacı ..."den 50.000 TL borç aldığını, dolayısıyla davacı ..."e yapılan ödemenin 50.000 TL olduğunu, bu kısmın mahsubu ile satılan taşınmazların bedelinden hisselerine düşen bakiye kısmın ödenmediğini belirterek eldeki davayı açmışlardır. Davacılar dava dilekçesindeki terditli talepleri bağlamında, davalıların murisi ile sözlü bir taksim sözleşmesi yaptıklarını iddia etmişler ise de, M.K. 676. maddesindeki düzenlemeye göre mirasçılar arasındaki paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlı tutulmuş olup, taraflar arasında geçerli bir taksim sözleşmesinden bahsetmek mümkün değildir. Bu durumda davacıların dava dilekçesindeki ikinci terditli talepleri de dikkate alındığında taraflar arasındaki hukuki ilişkinin vekalet akdinden kaynaklandığının kabulü gerekir. Nitekim bu vekalet ilişkisi kapsamında davacılar tarafından davalıların murisine verilen vekaletle aralarında elbirliği mülkiyetine konu 7 ve 9 nolu taşınmazların satıldığı sabittir. B.K. 392. maddesi gereğince vekilin müvekkile hesap verme zorunluluğu olup, Vekil müvekkil nam ve hesabına tahsil ettiği paraları müvekkiline ödemek zorundadır. Bu bağlamda vekil sıfatıyla hareket eden davalıların murisinin davacılarında hissedar olduğu 7 ve 9 nolu taşınmazların satışından elde ettiği bedelden davacıların hissesine düşen miktar kadar sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca mahkemece dava konusu 7 ve 9 nolu taşınmazların gerçek satış değerleri belirlenerek, yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle davacı tarafların bakiye alacakları yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
    2-Uyuşmazlık konusu olan bir diğer husus, davacı ... tarafından davalıların murisine 50.000 TL borç verildiği iddiasına ilişkin olup, mahkemece bu hususta yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Davacı bu iddiasına ilişkin olarak tanık deliline de dayanmış olmakla, davacı ... ile davalıların murisinin kardeş olması itibariyle HMK 203/1. maddesi gereğince tanıkla ispat imkanı verilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde delillerin takdirinde hataya düşülerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
    3-Bozma nedenine göre davacı tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu ve (2) nolu bentlerde belirtilen nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte belirtilen nedenle davacı tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan 21.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi