4. Hukuk Dairesi 2018/5320 E. , 2019/1408 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...Asliye Hukuk Mahkemesi
Asıl ve birleşen ek davada, davacılar ..."e velayeten, kendilerine asaleten ... ve ... ile ... vekilleri Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 23/10/2013 ve 23/11/2016 günlerinde verilen dilekçeler ile trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl dosyada ..."in maddi tazminat talebinin reddine; diğer davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, birleşen ek davanın ise kısmen kabulüne dair verilen 28/09/2017 günlü karara karşı davacılar vekili ile davalılardan ..."nun istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davacılar vekilin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/439 esas, 2017/272 sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek, davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/03/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalılardan ...’nun tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Asıl ve ek dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm hakkında davacılar vekili ile davalılardan ...’nun istinaf
başvurusu üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından, davalılardan ... vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine; davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile davacılardan ... yararına manevi tazminata karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili; 19/04/2011 tarihinde davalıların sürücü ve işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın, müvekkillerinin murisi olan ...’a yaya kaldırımında yürürken çarpması neticesinde ölümüne sebep olduğunu; davalılardan ...’nun ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/135 esas sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiğini, belirtilen davalının tam kusurlu olduğunun ceza yargılamasında tespit edildiğini belirterek, destek zararına ilişkin maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince; kusur oranları ve destekten yoksun kalmaya ilişkin zarar miktarına ilişkin alınan bilirkişi raporları benimsenerek, davacıların talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş; davacılar vekili ile davalılardan ...’nun başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesinde, davalının ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine; davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile davacılardan ... yararına manevi tazminata hükmedilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesine (Türk Borçlar Kanunu"nun 56. maddesi) göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olaya gelince; olay tarihi, olayın oluş şekli ve gelişim biçimi, davalılardan ...’nun olayda tam kusurlu olması, tarafların sosyal ekonomik durumu ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarı az olup, davacılar yararına daha üst seviyede manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince davacılar yararına BOZULMASINA, davalılardan ...’nun tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE ve davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.