12. Ceza Dairesi 2014/18577 E. , 2015/7237 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK"nın 85/1, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Daha önceki evliliğinden 15 yaşında bir çocuğu olan ve gayri meşru ilişki sonucu 6-7 aylık gebeliği bulunan sanığın evde doğum yaptıktan sonra doğan bebeği banyoda bulunan poşetin içerisine kanlı havlu ve giysilerle birlikte koyduktan sonra 15 yaşındaki oğlu ile birlikte hastaneye kanama şikayeti ile gittiği ve yapılan muayenesinde, sanığın doğum yaptığının anlaşıldığı olayda, bebeğe ait otopsi raporuna göre; “Mevcut veriler ile anne karnında 6-7 aylık dönemde olduğu anlaşılan bebeğin günümüz şartlarında hastanede doğmuş olması halinde yaşatılabileceğinin, fakat evde doğmuş olması nedeni ile ortam koşullarına uyum gösterebilecek (yaşayabilecek) kabiliyette olmadığı ve ölüm üzerinde etkili bir nedenin tespit edilemediğinin” belirtildiği, ... Hastanesinin 25.12.2012 tarihli raporunda “ bebeğin canlı doğduğu, prematüre olduğu, eğer hastane ortamında doğmuş olsaydı yeni doğan bakım ünitesinde uygulanacak olan tedavi ile yaşama ihtimalinin olduğunun” belirtildiği, ... İhtisas Kurulu 26.06.2013 tarihli raporunda ise kısaca "bebeğin travmatik bir tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, bebeğin canlı doğmuş olduğu, ölümünün prematüre doğuma bağlı solunum yetmezliği sonucu meydana gelmiş olduğu, annenin ifadesinde belirttiği şekilde doğumun meydana gelmiş olabileceği, doğum sonrasında annede oluşan kanamaya bağlı kısa süreli düşük tansiyona bağlı olarak annenin baygın kalmış olabileceği, bu sürede bebeğin ölümünün meydana gelebileceği, doğum haftası ve ağırlığına göre hastanede uygun koşullarda doğması halinde de yaşama ihtimalinin düşük olduğunun" belirtilmesi karşısında, sanığın canlı olarak dünyaya gelen bebeği poşete koymasının ölüme etkisinin olup olmadığı araştırılarak, yeni doğmuş bebeğin poşete koymasının mı yoksa prematüre doğmasının mı ölüme etken olduğu konusunda... Genel Kurulundan rapor alındıktan sonra, sanığın bebeği canlı olarak poşete koyması neticesinde ölümün meydana geldiğinin saptanması ve bu halde ölümün muhtemel olduğunun anlaşılması durumunda olası kastla adam öldürme suçundan, sanığın canlı olarak doğan bebeği evde iradi olarak bırakması neticesinde ölümün meydana geldiğinin saptanması durumunda ihmali davranışla kasten adam öldürme, canlı olduğu halde baygın olarak evi terketmesi sonucu ilgilileri zamanında haberdar etmemesi nedeniyle ölümün meydana geldiğinin saptanması halinde taksirle öldürme suçundan cezalandırılması, sanığın eylemi ile bebeğin ölümü arasında illiyet bağının mevcut olmaması, bebeğin erken doğması neticesinde ölümün meydana geldiğinin saptanması durumunda ise atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetmeden eksik inceleme sonucu karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilirken, TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi ve kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine ve TCK.51/8. maddesi uyarınca denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağının kararda belirtilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak, varılacak sonuçlara göre 1412 sayılı CMUK"un 326/son maddesinin gözetilmesi koşuluyla BOZULMASINA, 30/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.