13. Hukuk Dairesi 2012/16136 E. , 2013/4050 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı Toki avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların satış ve yükleniciliğini yaptığı projeden(Ispartakule) 12.6.2008 tarihli sözleşme ile C-1/2 Blok 33 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, 18.12.2008 tarihinde tapuyu aldığını, taşınmazın sözleşmede 30.9.2008 tarihinde teslim edileceği yazdığı halde 15.12.2008 tarihinde sözleşmeye ekli teknik şartnameye uymayarak eksik ve kalitesiz işçilik ve malzeme kullanılarak teslim edildiğini, tanıtım ve ilanlarında projenin; TOKİ güvencesinde, uygulama ve sosyal aktivitelerin yer alacağı, okul yol bağlantılarının yapılacağının belirtildiği ancak bu tesislere bir yıl sonra başlandığı, taşınmazda yapılan iki ayrı tesbit sonucu 7.12.2009 ve 26.4.2010 tarihli bilirkişi raporları eksik ve ayıplı işlerin saptandığı, bunların giderim bedeli olarak 10.500 TL olarak belirlendiğini, geç teslim nedeniyle başka yerlere gereksiz kira ödediğini, eksiklikler nedeniyle taşınmazının değer kaybettiğini bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 15.000 TL nin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden süresinde ihbar mükellefiyetinin yerine getirilmemesi nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı TOKİ tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacı tarafından satın alınan dairede mevcut ayıplar ve eksikler nedeniyle oluşan değer kaybının ödetilmesi talebine ilişkindir. Davalılar, dairede ayıp ve eksik bulunmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, davacı tarafından dairede bulunan açık ayıpların yasal süre içinde, gizli ayıpların ise mutad süre içinde davalılara ihbar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının, 12.6.2008 tarihinde Emlak Konut GYO"ya vekaleten kendilerine asaleten davalı ortak girişimden satın aldığı daireyi 15.12.2008 tarihli teslim tutanağı ile teslim aldığı, 19.11.2009 ve 19.3.2010 tarihlerinde tesbit yaptırdığı hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
4077 sayılı Kanunun 4.maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi uygulanacaktır. Borçlar Kanununun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve âdete göre, imkân hâsıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz. Hemen belirtmek gerekir ki, eksik iş, yapılması gerektiği halde yapılmayan işleri, ayıplı iş ise eserde olması gereken vasıfla fiilen mevcut olan arasındaki farkları ifade eder. İşin yapılmayan kısmının teslim ve muayenesi söz konusu olamayacağından iş sahibinin eksik işler yönünden ihbarda bulunmasına ya da ihtirazı kayıt koymasına gerek yoktur. İş sahibinin muayene ve ihbar yükümlülüğü sadece ayıplı işler içindir. 4077 sayılı Yasanın 30. maddesine göre, sözleşmeden kaynaklanan edimin ifasındaki eksiklik nedeniyle davacının 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde satıcının sorumluluğuna gidebileceği kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakılacak olursa; davacının açık ve gizli ayıplar yönünden yasal süre içinde ihbar mükellefiyetini yerine getirmediği açık olduğu gibi mahkemenin de kabulündedir. Ancak davacı, taşınmazında eksik işlerin de bulunduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, açık ve gizli ayıplar yönünden değerlendirme yapılarak bunlar için de 4077 sayılı kanun ve BK nun 198.maddesine göre ihbar sürelerinin geçirildiği tesbit edilmiş ancak davacının bildirdiği eksikliklerin sözleşme ve şartname çerçevesinde eksik iş olup olmayacağı konusunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Az yukarıda açıklandığı gibi eksik işlerin mevcut bulunması halinde BK nun 125.maddesi hükmüne göre zamanaşımı süresi 10 yıldır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak bildirilen eksikliklerin sözleşme ve şartnameye göre eksik iş sayılıp sayılamayacağı, eksik iş olduğu tesbit edilen işler bakımından BK 125.maddesi hükmüne göre zamanaşımının dava tarihi itibarıyla dolmamış olduğu da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde TOKİ"ye iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.